Social Icons

.

Pages

Fibrokistler İçin Kürle Tedavi - Prof.Dr İbrahim Saraçoğlu Video


Aşkını Şiirlerle Manilerle Yaşat . Fibrokistler İçin Kürle Tedavi - Prof.Dr İbrahim Saraçoğlu Video

Vshape İle Yüzünüzdeki Sarkmalardan Kurtulun

Amerika’da yapılmaya başlanan ve kısa sürede heryere yayılan VShape fırtınası ile yüzdeki sarkmalara son veriliyor. Bu estetik harikasını Dr. Mustafa Karataş anlattı..

Son günlerde Amerika’da en çok tercih edilen sistemlerden biri olan VShape, cerrahisiz yüz gençleştirme düzenekleri arasında en iyilerinden birisi olarak gösteriliyor. Gıdı ve boyundaki sarkmalar, yanak bölgesindeki hacim kaybı ve derin kırışıklıklarda da etkili olan bu yöntemin detaylarını Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş anlattı.

Vshape teknolojisi ile cildin derin tabakalarındaki kolajen lifleri ısıtılarak cildin dış yüzeyinin gözle görülür şekilde gerginleşmesi sağlanıyor ve alt tabakalardaki destek dokulardaki sarkıklıklar toparlanır. Etkili sonuçlar için 20 dakika süren 4 seanslık bir kür öneriliyor.

VShape nedir?

Yüz şekillendirme, yüz germe, boyun, çene ve gıdı bölgesini, ameliyata başvurmadan, yeniden şekillendirmek için özel olarak geliştirilmiş bir sistemdir. VShape, köşeli çeneleri, fazla kilo nedeni ile "U" şeklini almış yüzleri, yumurta gıdılarını yeniden şekillendirmede en yeni tekniklerden biridir.

Nasıl etki gösteriyor?

VShape, çok iri yapılı olan yağ hücrelerini, ultrason dalgaları sarsarak parçalıyor. Çok küçük yapılı olan kan, damar, sinir ve kemik hücreleri sarsıntıya rahatlıkla direniyor ve zarar görmüyor. İstenmeyen etkilerden böylece kaçınabiliyor. VShape ısıtıcı kavitasyonel dalgalarla çalışmadığından yüz bölgesinde güvenle uygulanabiliyor ve yan etki göstermiyor.

Kaç seans gerekir?

20 dakika kadar süren seanslar 2 hafta ara ile uygulanıyor. İlk seansta çok ciddi sonuçlar alınıyor, büyük çoğunluk için en fazla 4 seans tatmin edici sonuç sağlıyor. Bu sonuçlar kalıcı olduğundan takip eden yıllarda sadece bir seans yaptırmak alınan sonucu korumada çok etkili oluyor. Seanslar masaj rahatlığında ve sıfır acı hissi ile yapılıyor.

Yüz germe ameliyatına alternatif olabilir mi?

Ameliyat çok farklı bir uygulamadır, hiçbir noninvaziv yani ameliyatsız yöntem cerrahi müdahaleler ile karşılaştırılmamalıdır. Cerrahiye de uygun hastalara ameliyat ile olağanüstü sonuçlar alınabilmektedir. Özellikle ülkemizde ulaşılan cerrahi yöntemlerdeki başarı tartışılmazdır ama daha genç görünmek için ameliyat olmayı düşünmeyen ya da daha ileri yaşlara ötelemeyi isteyen hastalar için VShape hem gerçekçi hem de keyifli bir yöntemdir, VShape’in en büyük çekiciliği, kesici-delici bir yöntem olmamasıdır.

Yağlar eriyince cilt gevşer mi?

VShape, ultrason ile birlikte radyofrekansı kombine uyguluyor. Unipolarradyofrekans dalgaları, cildi emniyetle ısıtarak bağ dokusunun çekmesini sağlıyor. Böylece ciltte de sıkılaşma sağlanıyor, sistemde kullanılan ultrasound ve radyofrekans özel patentli teknoloji ürünüdür.


Referans.7gunsaglik.com.tr

En İyi ve En Kötü Kahvaltı Seçenekleri

En önemli öğün olan kahvaltı için en iyi ve en kötü beslenme önerileri sizlerle.


Yüksek yağlı ve yüksek kalorili besinlerle kahvaltı yapmayın. Özellikle normal öğünde yenilen yemek, fast food ve ağır yiyecekler günün ilk öğününde olmamalı. Kahvaltılık ürünler ve hafif salata, tahıl gevreği, meyve, süt, çay gibi besinler alınmalıdır. Gün boyu enerji sağlayan destekçilerimizden en önemlisi kahvaltı öğünüdür. Sağlıklı beslenerek güne başlayın.

Hamburger, patates kızartması, sucuk ve benzeri şarküteri kızartması kötü seçimlerdendir. Kalorili, tuzlu ve yağlı yiyecekler yasaktır. Sosis, börek, cips ve ağır soslu bol yumurtalı ürünler yasaktır. Lifli gıdalara daha çok yönelin.

Ekmek arasında bir şeyler tüketmek istiyorsanız yumurta ve peynirli tost hazırlayın. Sizi öğlene kadar tok tutacak ve vücudunuza gereken besin ve enerjiyi sağlayacak. Et ve yumurta kavurmalı sandviç, lavaşa sarılı dürüm gibi hazır aperatifler yine sakıncalıdır.

Meyveli hamurlu tatlılar ve en başta waffle gibi tatlılar öğleden önce yenmemeli. Kalorisi yüksek meyveler, krema, hamur ve şeker içerdiğinde ayrıca kızartılarak yapıldığından sağlıksızdır. Tok tutmaz.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Uykusuzluğa Karşı Vişne Suyu İçin

Araştırmalar vişne suyunun uykuyu düzenlediğini kanıtladı. Uykusuzluk çekenlere birebir mucize vişnede..


Yapılan bilimsel araştırmalar vişne yemenin ve suyunu içmenin, uyku düzeninin sağlanmasında en önemli etken olan melatonin hormonunun vücuttaki seviyesini yükseltmeye yardımcı olduğunu ortaya koydu.

Teksas Sağlık Bilimi Merkezi Üniversitesi’nden Prof. Russel Reiter, vişnenin “melatonin” içerdiği bilinen az sayıdaki besinden biri olmasının yanı sıra, içeriğindeki “melatonin” oranının, kanımızda bulunandan fazla olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Prof. Reiter ve çalışma arkadaşları, sadece bir avuç vişne yemenin dahi kandaki “melatonin” seviyesini artırdığını, vücudun doğal uyku düzenini geliştirdiğini ve antioksidan etkileri ile başka sağlık faydaları sağladığını iddia ediyor.

Uyku düzenini geliştiriyor

Melatonin, beyindeki hipofiz bezinde salgılanan, vücudun günlük ritmini ve uyku düzenini geliştiren bir hormon. Yapılan birçok araştırma “melatonin”in vasküler sistemi koruyucu, iltihap azaltıcı, ameliyat sonrası ortaya çıkan kan dolaşımı bozukluklarını gideren potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Vücuttaki “melatonin” hormonunun düşük düzeydeki artışının dahi olumlu sonuçlar doğurduğu iddia ediliyor. Ancak yaşlanma, melatonin salgısının azalmasına neden oluyor. Bu nedenle melatoninin doğal kaynaklardan alınması büyük önem taşıyor. “Melatonin” hapları reçetesiz olarak eczanelerde satılıyor olsa da uzmanlar “melatonin”in gıdalar yoluyla alınmasının daha etkili olduğunu vurguluyor.

Hak ettiği ilgiyi göremiyor

Gıda Mühendisi, Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Genel Sekreteri Ebru Akdağ, Prof. Reiter ile yaptığı görüşme sonucunda, vişnenin doğanın insanlara bir armağanı olduğunu düşündüğünü belirtiyor ve ekliyor: “Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar; vişnenin, kardiyovasküler hastalıklara ve kansere karşı koruma potansiyelinden, diyabet ve iltihaplanmalara koruma potansiyeline kadar birçok faydasını ortaya koyuyor. Diğer yararları arasında eklem iltihaplanması ve gut ağrılarının azaltılmasına olası etkileri, kolon kanserinin gelişimini engellemeye yardımcı olma potansiyeli de sayılıyor. Araştırmalar vişnenin şaşırtıcı faydalarını işaret etse de, bunlar yeterince ön plana çıkarılamadığı için vişne, gizli bir kahraman olarak kamuoyu ve tüketici nazarında hak ettiği ilgiyi göremiyor.”
Referans.7gunsaglik.com.tr

Mide Kanserinin Sinsi Belirtileri ve Çareleri

Kanser türlerinden en az belirti verenlerden biri de maalesef mide kanseri..

Karnın üst orta kesiminde ağrı, halsizlik, iştahsızlık ve özellikle geceleri gelen mide şikayetleriyle belirti veren mide kanserinin son zamanlarda oldukça sık görülmeye başladığı belirtildi.

Dünyada en sık görülen dördüncü kanser türü olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Mustafa Kebapçıoğlu, “Midede gelişen tümörlerden kötü huylu olanları, erken teşhis ile tedavi edilmediğinde kansere neden olabilir. Midenin küçük kenarında ortaya çıkan mide kanserine erkeklerin ve ileri yaşlardaki kişilerin yakalanma riski daha fazladır. Mide kanseri ilk safhalarında belirti vermez. Hastalık, yapılan endoskopik incelemeyle kesin teşhis edilir. Ancak kişilerde ilerleyen dönemlerde mide bölgesinde ağrı ve midenin ağırlaştığı hissi, iştahsızlık ve bunun sonucunda kilo kaybı görülmesi, yemekten sonra rahatsızlık hissi ve mide şişliği, bulantı, kusma, yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkar. Hastaların yarısında elle muayenede bir kitle hissedilir” dedi.

Tedavinin genellikle ameliyatla gerçekleştiğini belirten Kebapçıoğlu, “Mide kanserinin tedavisi ameliyattır. Yapılan ameliyatla tümör ve mide birlikte alınır. Ameliyat sonrasında tümörün evre ve tipine göre tedavi belirlenerek uygulanır. Genellikle hastalara ilaç ve ışın tedavisi birlikte uygulanır. İlerleyen dönemlerde de hastalığın tekrarlamaması için düzenli kontroller yapılmalıdır” diye konuştu.

Kanserden korunmak için yapılması gerekenlere değinen Kebapçıoğlu, şu uyarılarda bulundu:

“Kanserden korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bazı tedbirler almak gerekir. Öncelikle kilonun kontrol altında tutulması, sağlık beslenmeye dikkat edilmesi, düzenli olarak spor yapılması ve içiliyorsa sigaranın bırakılması gerekir. Aynı zamanda birçok hastalığa neden olan stresten de mümkün olduğunca uzak durulmalı, sakin bir hayat seçilmelidir. Kanserden korunma ve iyi bir tedavi süreci için erken teşhis de oldukça önemlidir. Bu nedenle kişiler düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemeli, her hangi bir şikayetleri olduğunda da doktorlarına danışmalıdırlar”

Apandisitin Belirtileri, Karın Ağrısıyla İlişkisi


Prof. Dr. Hasan Taşçı apandisit ile mide ve karın ağrılarını anlattı. Apandisitin belirtileri karın ağrıları olabilir mi?


Medipol Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilimdalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Taşçı, "apandisit" hakkındaki soruları yanıtladı. Prof. Dr. Hasan Taşçı, apandisitin başka hastalıklarla karıştırılmasından dolayı doğru teşhis konulmadığında ölümle sonuçlanacak kadar büyük risk içerdiğini belirtiyor. Taşçı’ya göre apandisit özellikle gaz sancısı ile karıştırılıyor ve Apandisit ile gaz sancısı arasındaki farkı anlatan yazı aşağıdadır;

* Neden apandisit oluruz?
Bu konuda çeşitli varsayımlar ortaya atılmaktadır. Apendiks içerisindeki bağırsak mayii mevcut su içeriğini kaybederek sertleşip apendiks kökünü tıkarsa apendiks içerisindeki salgılar birikerek apandisit tablosuna yol açabilirler. Diğer bir varsayım da apendiks duvarındaki normalde de yoğun olarak bulunan lenfatik dokuların vücuttaki herhangi bir enfeksiyon durumunda şişerek gene aynı mekanizma ise apendiks kökünün tıkanmasına yola açabilir. Karpuz veya ayçiçek çekirdeği gibi bazı gıda parçalarının da apandisit yapabileceği söylense de bu konuda kesin bir kanıt yoktur.

* Apandisit olduğumuzu nasıl anlarız?
Tipik apandisit tablosunda ağrı göbek çevresinde, hastanın tam olarak yerini gösteremediği müphem bir ağrı ile başlar. Süreç ilerledikçe karnın sağ alt tarafına doğru yer değiştirir. Bulantı, kusma, iştahsızlık eşlik edebilir. Kan ve idrar tahlillerinde bazı anormallikler saptanır. Hekim tarafında yapılan fizik muayenede apandisiti işaret eden belli bulgular mevcuttur. Bunlarda en önemlisi tıp dilinde rebound dediğimiz, elimizi ağrılı bölgeye bastırıp bekledikten sonra aniden çektiğimizde ağrının artmasıdır. Bu bulgu iltihabın karın iç zarına ulaştığının bir göstergesidir.

* Nasıl önlenir?
Apandisitin önlenmesi için herhangi bir ilaç ve tedavi yöntemi yoktur. Tek tedavi seçeneği ameliyattır.

* Ameliyatı riskli mi?
Apandisit erken teşhis edildiğinde ameliyatı 20-30 dakika sürer ve hasta hastanede bir gün yatar. Eğer apandisit patlamış ise, ameliyatla apandisit alınarak karın içi yıkanır hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarır.

* Gaz sancısı nedir?
Tıp dilinde kolik ağrı denilen birçok nedene bağlı olabilir. İçi boş tüp şeklindeki yapıların içeriğinde bir tıkanma olursa bunu aşmaya çalışan vücudun o bölgede yarattığı gerilmeye bağlı bir ağrıdır. Belli aralıklarla artar ve azalır. Safra yolları, idrar yolları veya bağırsaktaki hastalıklarda bu tip ağrılarla karşılaşabiliriz. Bağırsak sistemimizde belli miktarda hava mevcuttur. Bu yuttuğumuz hava, gıdalardan açığa çıkan gazlardan oluşur. Bazı hastalıklarda bu miktar artarsa, bu şişkinliğe bağlı gaz sancısı oluşabilir.

* Hangi gıdalar gaz sancısı yapar?
Her bünyede farklı olmakla birlikte genelde mercimek ve baklagiller, pişmemiş çiğ sebzeler bağırsakta gaz oluşumuna neden olabilirler. Sütteki laktoz şekerinin sindiriminin bazı insanlarda az olması da gene şişkinliğe neden olabilir. Gazlı içecekler midede gaz birikimine neden olabilir. Bu yiyeceklerden kaçının.

* İkisini birbirinden nasıl ayırt ederiz?
Apandisit ve gaz sancısının arasındaki farkı anlamak her zaman çok kolay olmayabilir. Bazı bulgular birbiri ile karışabilir. Her iki durumda da birçok hastalık aynı tabloya yol açabilir. Tüm bunların düşünülerek sonuca gidilmesi de zaten hekimlik sanatının gereğidir.
Genel olarak ağrılar geçmiyorsa, artarak devam ediyorsa veya eşlik eden ateş, bulantı, kusma, halsizlik, genel durum bozukluğu varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmamız gerekir.

* Ölümcül müdür?
Apandisitin patlaması kişinin ölümüne neden olabildiğinden genç erişkinlerde patlama ihtimali yüzde yirmibeşlerdeyken, çocuklarda yüzde seksenbeşlere yaşlılarda ise yüzde 90′a çıkabilmektedir. Yaşlı ve çocuklarda bulgular az olduğundan teşhis konulduğunda apandisit patlamış olabilir ve bu nedenle kişi hayatını kaybedebilir.

Bebeğe Banyo Yaptırırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hayattaki en değerli varlığınız olan bebeğinizin hijyeni özellikle sağlıklı yaşam açısından son derece önemli bir kriterdir.

Bebeğinizi sürekli olarak temiz tutmanız ve ona her gün düzenli olarak banyo yaptırmanız temizliği açısından oldukça önemlidir. Banyo, bebeğiniz ile aranızdaki sevgi ve güven bağının güçlenmesinkmesini sağlayacak çok özel anlardan bir tanesidir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Bebeklerin temiz ortamlarda büyümesi ve yetiştirilmesi son derece önemli ve dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bundab dolayı da bebeğinizin yıkanması temizlik konusunda en önemli ve kritik noktaların başında gelmektedir. Bebeğinizin teni oldukça hassas olduğundan özellikle yaz bebekleri daha sık kış bebeklerinin de gerekli sıcaklık koşulları sağlanması halinde yine iki günde bir yıkanmasın gerekmektedir. Bebekler banyo yaptırılırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır.
İlk olarak bebeğinizi yıkayacağınız bir küvet almalısınız. Bebek eşyan ve ürünleri satan mağazalarda rahatlıkla temin edebileceğiniz küvetler ayaklı ve fileli olmalıdır ki bebeğinizi kolay bir şekilde yıkayabilesiniz. Bebeğinizi küvete taktığinız file üzerine nazikçe sırt üstü yatırın. Bebeğinizin yıkayacacagınız suyun sıcaklık ayarlamasını çocuğunuzun üzerini çıkarmadan önce yapın ki bebeğiniz çıplak kalıp üşümesin. Sıcak su kontrolünü sağlamak için suya dirseğinizi değdirmeniz yeterli olacaktır. Suyun sıcak mı soğuk mu olduğunu rahat bir şekilde anlayacağınız en basit yöntem dirseğinizle kontrol etmenizdir. Daha sonra hazırlamış olduğunuz sıcak suyu filenin üzerindeki bebeğinizin vücuduna elinizi de nazikçe gezdirerek dökmeye başlayın. Bebeğinizi yıkarken dikkat etmeniz gereken en kritik noktalardan bir tanesi de suyun kulaklara kaçmamasına dikkat etmektir. Yavrunuzun rahatsız olmasına ve kendisini huzursuz hissetmesine neden olabilecek kulağa su kaçma ihtimaline karşı dikkatli olmanız gerekmektedir. Bebeğinizin tüm vücudunu güzel ve dikkatli bir şekilde yıkadıktan sonra yumuşak bir lif yardımıyka vücudunu şampuanlamalı ve sonrasında durulayarak üşümesine imkân vermeden hızlı bir şekilde havluya sararak üzerini giydirmek üzere seri bir şekilde odasına götürebilirsiniz. Üşümemesi için gerekli önlemleri almayı da ihmal etmeyin ve özellikle kış mevsiminde bebeğinizin hem banyoda hem de giyinirken en azından bir ısıtıcı ile ortama biraz daha sıcaklık verebilirsiniz. Uyguladığınız bütün bu işlemleri yavaş ve sakin bir şekilde yapın ki bebeğinizde rahatsız olmasın ve banyosundan zevk alsın.
Kaynak.7gunsaglik

Güneşin Işınların Zararlı Etkilerinden Kendinizi Koruyun

Güneş ışınları sadece insanlara değil tabiattaki bütün canlılara fayda sağlayan ve hayatî değere sahip önemli doğal kaynaklarımızdandır.

Güneş ışınlarından doğal yollarla elde edebileceğimiz D vitamini özellikle çocukların kemik gelişimi için büyük rol oynar. Bununla birlikte son elli yıl içersinde ozon tabakasının tahrip olmasına bağlı olarak güneş ışınları süzülerek değil de direkt olarak bizlere ulaşabilmektedir.

Uzun süre boyunca güneş ışınlarına maruz kalan insanlarda kalp-tansiyon rahatsızlıkları, gözde katarakt oluşumu, cilde renk veren pigmentlerin azalmasına bağlı olarak oluşan vitiligo ve cilt kanserine kadar varabilen hastalıklar kendini gösterebilir.

Güneşten Işınlarından Korunma Yolları;

1) Saatlerce Güneşlenmeyin

Güneş ışığının yeryüzüne dik açıyla geldiği öğle saatlerinde güneşlenmemeye çalışın. Çünkü bu saatlerde gelen güneş ışınları zararlıdır ve ciltte lekelerin oluşmasına yol açarlar.

2) Dışarı Çıktığınızda Şapka Kullanın:

Şapka satın alırken aldığınız şapkanın çevresinin geniş olmasına dikkat edin. Böylece sayalnızca kafanızı değil aynı zamanfa yüzünüzü de korumuş olursunuz.

3) Güneş Gözlüğü Kullanın:

Gözde katarakt oluşumunun önüne geçmek için dışarı çıkarken muhakkak güneş gözlüğü kullanın.
Kaynak.7gunsaglik
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...