Social Icons

.

Pages

Yaz İçin Güzellik ve Makyaj Tüyoları

Hanımlar bakımlı olmayı çok sever. Yaz ayları da geldi çattı. Daha bakımlı ve güzel görünmek için herkes elinden geleni yapıyor.

Peki uzman tavsiyeleri almak ister misiniz? İşte en güzel ve bakımlı görünmek için tüyolar. Makyaj neye göre nasıl hangi yöntemlerle yapılmalı öğrenelim..

Yaz makyajı kaşmir ve pamuklu yüzeyler gibi hafif ve fresh olmalı. Abartıdan uzak sade, yalın ve etkileyici olmak mümkün. Şeffaf doku ve parlak tonlar ile bu olasıdır. Şarap ve bordo tonlarındaki allık, ruj ve farları mümkün olduğunca az kullanın hatta kullanmayın. Şeker pembesi, şeftali ve şeffaf tonları, bej, pudra ve ten rengi gibi cıvıl cıvıl renkleri seçin. Göz farı ve allıkta toz olanları değil krem olanları seçin ve kullanın.

Mandalina, kavun, şeftali, turuncu tonları enerji verir. Bu yazın makyaj tonlarında meyve bahçesi etkileri var. Bu parlak tonları kullanın. En sevdiğiniz turuncu meyvelerin renklerini gölgelendirmede de kullanabilirsiniz. Göz makyajında bu turuncular moda. Dudak parlatıcınızı şeftali tonlarında yanınızda mutlaka taşıyın. Allıkta da yine krem formüllü bronz ya da kayısı tonlarını tercih edin. Elmacık kemiklerine uygulayın nemli bir parlaklık verecektir. Hafif bir ışıltı için şeftali ile gözlere gölge yapılabilir. Oldukça etkileyici olmayı sağlar.

Güneşe çıkılan günlerde 30 koruma faktörlü bir güneş kremi ve mutlaka dudak koruyucu kremi sürün. Dudakların bakımı önemlidir. Bakımsız ve çatlaklı dudaklarda ruj da iyi durmaz. Gliserin içeren balsam özellikli nemlendiricilerden edinin. Renkli türleri de mevcuttur. Melisa üzerine vazelin sürerek ince bir kat halinde dudaklara çatlak ve kuruma bakımı yapın.

Düz saça zarif ve sade bir at kuyruğu yapın veya zarif bir örgü modelini uygulayın. Ense etrafında saç modeli de uygundur. Saçlar bu aylarda hafif nemli olmalı, ıslatarak dışarı çıkın. Saç bantlarını da kullanabilirsiniz.
Fön makinesi, maşa ve tost makinelerinden uzak durun. Saça zarar verir, saç nemini kaybeder ve kırıklar dökülmeler oluşur. Bırakın kendi kurusun. Nemli bir krem kullanın. Islatıp hafif kurutun ve kendi dalgalarını salsın. Aksesuarlarla sıkı toplamadan da bir hava verilebilir.

Saçı güneşten ve tuzlu sudan koruyun. Denize bone ile girin. Saç tellerine zarar UV ışınları kafa derisini de yakabilir. Rengini de bozar. Şapka kullanın. Koruyucu saç ürünleri ve spreyleri kullanın. Güneşe karşı saç rengini koruyan ürünleri edinin. Klorlu musluk suyundan da saçlarınızı koruyun.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Uzak Mesafede Yaşanan İlişkilerin Mutluluk Sırları

Araya mesafeler de girse, kötü çabalar ve ayrılmaya yönelten etkenler de girse ömür boyu süren mutlu ilişkiler görürürüz.

Uzun soluklu ilişkilerin gerçek sırrı nedir? Boşanma noktasına kadar gelebilen ama birbirinden kopamayan ilişkisi her zamankinden daha güçlü olan yıllandıkça kuvvetlenen ilişkiler görüyoruz. Ayrı ülkelerde bambaşka hayatlarda yaşasalar da bazı çiftlerin ilişkisi yakın olanlara göre çok daha güçlü. İletişimleri daha kuvvetli birbirlerine daha bağlı hissediyorlar.

Birçok kişiye göre mesafeler bir dezavantaj. Fakat aslında kolay bıkılmıyor ve özlem dürtüsü ile ilişkiler daha çok arzu edilen bir özlem bir enerji ve mutluluk kaynağı olarak görülüyor. Daha samimi dürüst ve aşk dolu birliktelikler uzak mesafe ilişkileridir. Duygularından daha eminler iletişim kurmak için daha sınırlı zamanları var. Ayrılığı dengelemek için internetten yazışabilir görüntülü sesli konuşabilirler de.

Empati ve anlayış yükseliyor duygu ve düşünceler daha açık ve rahat dile getiriliyor. Sohbet daha tatlı daha sıcak oluyor. Derin mevzulara girip tartışma olasılığı azalıyor. Birbirinize övgü ve iltifatlar yağdırıp mutlu olabilirsiniz. Kart ve notlar, anılar hediyeler gönderebilirsiniz. Önemli günlerinizde birbirinizi ziyaret edebilir harika sürprizlerle aklına kazınabilirsiniz. Uzak mesafeler kısacası ilişkileri daha sağlam ve mutlu kılar.
Kaynak.7gunsaglik

Spina Bifida Hastalığı Nedir, Tedavisi Mümkün mü?

Prof. Dr. Tufan Tarcan çocukların bazılarında sırt kesesiyle doğumun olduğunu bildirdi. Spina bifidayı anlattı.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, spina bifida hastalığı ile doğan çocuklarda ciddi mesane problemleri olduğunu, tedavi edilmeme durumunda çocuğun böbrek fonksiyonlarını kaybedeceğini söyledi.

İdrar torbasını kontrol eden sinir sisteminde doğuştan veya sonradan oluşan bir hasar bedeniyle normal mesane fonksiyonunun kaybına nörojenik mesane adı veriliyor. Ağır nörolojik tablosu olan ve mesanenin (idrar torbası) düzgün çalışmaması nedeniyle böbreklerini kaybetme riski altında olan hastaların çok iyi takip ve tedavi edilmesi gerektiğini açıklayan Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Nörojenik mesane, çocuklarda en sık spina bifida rahatsızlığı ile yetişkinlerde ise en sık omurilik travmaları, multiple skleroz, şeker hastalığı ya da Parkinson gibi hastalıklar sonucunda görülüyor. Tedavi edilmediğinde de böbrek yetmezliğine kadar giden problemlerle karşılaşılıyor” dedi.

OMURGADA KESE İLE DOĞUYORLAR
Spina bifida hastalığının doğuştan anne karnında omurganın hatalı gelişimi nedeniyle olduğunu ve çocuğun sırt bölgesinde bir kese ile doğduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarcan, “Bu çocukların bir bölümünde hastalık nedeni ile belden aşağısı tutmuyor ve yürüyemiyorlar. Aileler daha çok yürüme sorunları üzerine odaklanırken hayati bir sorun olan mesane tedavileri göz ardı ediliyor. Çünkü spina bifidalı çocukların mesaneleri idrarı düzgün depolama ve boşaltma yeteneklerini kaybediyor, bu durum tedavi edilmez ise böbrek yetmezliğine kadar giden ve hayatı tehdit eden sorunlar ortaya çıkıyor. Nörojenik mesane ve buna bağlı böbrek problemleri yanında ek olarak barsak sorunları, hidrosefali ve kalp hastalıklarının da görüldüğü bu çocuklarda tıbbi bakım aileleri maddi, manevi gerçekten çok zorluyor “ şeklinde konuştu.

GEBELİKTE FOLİK ASİT KULLANIMI ÇOK ÖNEMLİ
Prof. Dr. Tarcan, “Hamilelikte folik asit kullanmayan ve akraba evliliği yapan kişilerin doğacak bebekleri spina pifida hastalığında büyük risk altındalar. Yaptığımız bir araştırmaya göre ülkemizde spina bifidalı çocuğu olan annelerden hamilelik sürecinde yalnızca 3’te 1’inin folik asit kullandığını tespit ettik. Folik asit kullanımının artmasıyla hastalığın görülme olasılığı azalıyor” dedi.

Prof. Dr. Tarcan sözlerine şöyle devam etti: “Bu hastalığın iyi bir ultrason takibi ile anne karnında teşhisi mümkün. Hastalıkla doğan çocuklarda doğar doğmaz ilk 48 saat içinde beyin cerrahisi tarafından omurga defektinin kapatılması ileride mesane ve böbrek etkilenmesinin derecesini azaltıyor. İlk cerrahi sonrası hemen mesane ve böbreklerin ürolojik değerlendirmesi yapılmalı. Ne yazık ki spina bifidalı çocuklarımızın küçük bir bölümü erken, doğru tedaviyi alabiliyor.”
Kaynak.7gunsaglik

Erkeklere Özel Karın Hareketleri-2

Dumbel-fly denilen kelebek hareketini yine bir çift dambıl kullanarak yapın.

Sırtüstü yere uzanın iki elinizde de dambıllar olsun. Kollarınızı bunlarla iki yana açın. Dirsekler yerde olacak ve kol ile karın kasları sıkılarak ve bu kaslardan güç alarak halterler yukarıda birleşecek ve yanlara gelecek. Yavaşça hareketi kelebek kanat çırpışı gibi 8-12 tekrarlı 3 set halinde yapın.

Karın ve bacakları kullanacağız. Emekleyerek pilates topuna çıkın. Sadece ayaklar topta kalacak ve eller yerde olacak. Dizden aşağısı topa değecek. Dengeyi kurduktan sonra, ileri yürüyün belinizi ortada dengede tutun. Yavaşça göğsünüzü dizlere doğru çekin. Bir süre bekleyip yavaşça ilk pozisyona dönün. Bunu da tekrarlı olarak yapın.

Kalça ve bacaktan destekli karın hareketimiz Frankeştayn hareketi. Ayakları kalça genişliğinde açın. Karnınızı sıkın sağ dizi çapraz olarak göğsünüze kadar kaldırın. Diğer bacağı da çaprazına yukarı doğru kaldırın. Başlangıç konumuna geri dönerek her bacağa bunu uygulayın. 5-10 tekrar yapın.

Yan karın kaslarını çalıştıralım. Yan yatın ve bir kolu dirsekten bükerek yere yaslayın. Sadece kola ve ayak ucuna tutunarak yükselin. Karnınızı sıkın. Kalçanızı döndürmeden bacaklarınızı yukarı kaldırıp indirin. Her iki tarafa da bu hareketi 10 kez yapın. Her bir turda 20 saniye bekletin ve 30 saniye ara verin.

Klasik hareket, bir bacak ileri atılır ve doksan dereceyle dizden bükülür. Diğer bacak arkada yere doğru bükülür. Tüm kaslar sıkılır ve bir yöne dönülmeden yavaşça inip kalkılır. Diğer bacağa da aynı tur uygulanır ve 12 setli tekrar yapılır..Kaynak. .,

Pankreas Kanserini Tanıyın: Çarelerini Öğrenin

Pankreas, midenin arkasında karnın arkasında bulunan 6 inç uzunluğunda süngerimsi tüp şeklinde bir organdır.

Bağırsaktaki gıdaları eritmeye ve hormonları üretmek için sindirim sularını yani enzimleri yapmaya yarar. Şeker ve nişasta kullanımını düzenler. Pankreas kanseri malign hücreleri zamanla büyür bölünür ve dokulara yayılır.

Belirtileri
Üst karında ağrı, yatarken ağrı, iştah kaybı, sarılık, bulantı, kilo kaybı, yorgunluk, halsizlik ve depresyondur.

Nedenleri
Kesin olarak bilinmese de, sigara içmek 3 kat daha fazla risk taşır. 45 yaş üzeri kişileri hedef alır. Diyabet, kronik pankreatit, karaciğer sirozu diğer nedenleridir. Yağlı beslenme, obezite, egzersiz eksikliği ve aile öyküsü yani genetik nedenleri de vardır.

Tedavisi
Cerrahi ameliyat ile kanserli hücreler alınabilir. Pankreas mümkün olduğunca temiz bir hale getirilir. Ameliyat sonrası tekrar oluşma riski vardır.
Radyasyon tedavisinde kanser hücreleri yüksek güçlü radyo dalgaları ile öldürülür. Birkaç ay boyunca haftanın belli günlerinde verilir.
Kemoterapi de aynı şekilde kullanılan ilaç bazlı tedavi şeklidir.
Hedef terapisinde kötü hücrelerin saldırma ve yayılma ihtimali azaltılır. İmmünoterapi ve palyatif terapi ise son teknoloji tedavilerindendir.
Kaynak.7gunsaglik

Kaza Sonrası Beyin Travması Ve Alzaymer

Penn State Üniversitesi’ndeki araştırmacılar beyin hasarı sonrası fonksiyonel nöronların yenilenmesine ve değişimine bakarak bir araştırma yapmıştır.

Alzheimer hastalığını inceleyen modeller kullanılmıştır. Bilim adamlarıbeynin sinyalleri iletmek için kritik olan , sağlıklı , fonksiyonel nöronları yeniden oluşturan merkezi sinir sistemi ve destekleyici hücreleri incelemiştir. Travmatik beyin kazası, yaralanma ve hasarı sonucu yeniden tamir edilmenin bir yolu incelenmiştir. Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı , ve diğer nörolojik bozukluklar için yeni bir terapötik tedavi olarak geliştirilmiş yöntemler analiz edilmiştir.

Töropatik tedavi beyin sinirlerini hedef alan bir tür sinir tedavisidir. Zarar gören beyin zarında bakteri enfeksiyon toksin gibi zararlılar yerleşerek travmadan yararlanacak ve Alzheimer başta olmak üzere çeşitli zihinsel gerilemelere neden olacak. Reaktif glial hücrelerle yapılan destekte bu nöronların büyümesi önlenerek beyinde rahatsızlık gelişimi önlenmeye çalışılıyor. Bu teknik NeuroD1 proteini olarak ifade eden yeni nöronlar oluşturmak için yardımcı olabilir.
Kaynak.7gunsaglik

Stres Hormonu Kortizonun Saklanması

Kortizol hormonu sinirli stresli olduğumuzda salgılanır bir tür iç yapıyı kontrol eden stres hormonudur.

Adrenal bezler tarafından üretilir ve salgılanır. Stresin saklandığı ve kontrol edilemediği ortaya çıkarken gizlenmesi durumunda bunun nedeni kortizol üretimini etkileyen genetik mutasyonlardır. Fazla miktarda kortizol üreten adrenal bezler incelenmiş iyi huylu tümörlerin genetik özellikleri burada ortaya çıkmıştır. Bu tür tümörler hastada kilo alımı, kas erimesi, osteoporoz, diyabet ve hipertansiyona yol açabilir. Bu bezin cerrahi yöntemle çıkarılması ise sorunu çözecektir. Adrenal bezinin ve kortizolün yanlış çalışması aslında bu sorunlara yol açıyor.

Adrenal tümörler genetik mutasyon yoluyla hastanın endokrinal sistemindeki enzimleri kontrolden çıkarıyor. Kontrolsüz enzim sentezlenmesi stres hormonunun saklanmasına gerektiği gibi işleyememesine neden oluyor. Kortizol üretiminin serbest bırakılması gerekiyor. Fosfokinaz A geni adrenal bezi fonskiyonun düzenlenmesinde rol oynar. Yeni tanımlanan bu gen dönüşü olmayan aktifleşmeye neden olacaktır. Kortizol görevine başlayacak stres hormonu eskiye dönecektir. Cushing sendromu gibi sinirsel ve endokrinal sorunlar böylece çözülebilecektir.
Kaynak.7gunsaglik

Erkeklerin Baş Belası Kellik

Kelliğe sebep olan nedenler genetik mi yoksa başka nedenler var mı? Kelliği geçiren bir tedavi var mı? Erkekleri kellik nasıl etkiliyor öğrenelim..

Genellikle azalan testesteron hormonuna bağlanan kelliğin bir sebebi daha ortaya çıkarıldı. Yeni bir araştırma kelliğin temel nedeninin, yeni saçların çıkmasını sağlayan kök hücrelerin fonksiyonunu yitirmesi olduğunu öne sürüyor.

Amerikalı araştırmacıların yaptığı incelemelere göre yeni çıkan saçlar gözle görülemeyecek kadar ufak oluyor. Bu nedenle kellik sorunu ortaya çıkıyor.

Kel bölgedeki kök hücre sayısı normal bölgelerdekiyle aynı. Ancak daha az olgun hücre olduğundan buradaki saç kökleri saklanabiliyor. Yeni büyüyen saçlar ise ancak mikroskop yardımıyla görülebiliyor.

Uzmanlar, bu kök hücrelerin tekrar aktive edilmesiyle kellik sorununun çözülebileceğine değiniyor.
Kaynak.7gunsaglik

Prostat Her Zaman Bir Hastalık Değil

Üroloji uzmanları erkeklerin prostattan her zaman korkmamaları gerektiğini vurguluyor. Prostat aynı zamanda bir organın da adı..

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muhammet Kuvel, yalnızca erkeklerde bulunan, mesane (idrar kesesi) tabanında yer alan ve dış idrar yolunun ilk kısmını çepeçevre saran organ olan 'Prostat'ın bir hastalık olmadığını söyledi.

Uzm. Dr. Kuvel, "Prostat çocuk sahibi olunması açısından oldukça önemlidir. Prostat bir hastalık değildir ve bütün erkeklerde bulunur. Kişinin bende prostat var demesi o kişide prostat hastalığı var anlamına gelmez." dedi.

Bursa Özel Bahar Hastanesi'nden Uzm. Dr. Muhammet Kuvel, tüm erkeklerde bulunan bir organ olmasına karşın doğumdan ergenlik dönemine kadar geçen sürede prostatın belirgin olmadığını kaydetti. Ergenlikle birlikte büyümeye başlayan prostatın 20 yaş civarında ortalama 15-20 gram boyutuna ulaştığını belirten Dr. Kuvel, prostat büyümesinin 40'lı yaşlardan sonra her erkekte meydana gelebileceğini ancak bu büyümenin herkeste aynı hız ve ölçüde olmadığına dikkat çekti.

Prostat hastalıklarının 'İltihaplar, iyi huylu büyümeler ve kanserler' olarak 3 gruba ayrıldığını anlatan Dr. Kuvel şunları kaydetti:

"Prostat iltihabı daha çok genç erkeklerde görülürken, iyi huylu büyümeler ve kanserler orta yaş üzeri ve ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Prostat kabaca tarif edilecek olursa portakalda olduğu gibi meyve bölümü ve kabuk bölümü (kapsül) olarak 2 bölümden oluşur. Prostatın iyi huylu büyümesi daima iç taraftaki meyve bölümünden kaynaklanır. Prostat kanseri ise çok sıklıkla dış bölüm yani prostatın kapsülünden kaynaklanır. İyi huylu prostat büyümesi yaşın ilerlemesiyle artış gösterir. 80 yaşına gelmiş hastalarda iyi huylu prostat büyümesinin görülme sıklığı yüzde 80'lere varmaktadır."

Hastalığın ortaya çıkmasının büyümüş prostatın idrar kanalını sıkıştırmasıyla görüldüğüne işaret eden Uzm. Dr. Muhammet Kuvel, bu durumun kişiden kişiye göre farklılık gösterdiğini açıkladı. Prostat dokusu 70 gram olan bir kişinin idrar yolunda herhangi bir sıkıntı yaşamayabileceğini anlatan Dr. Kuvel, "Buna karşın 40 gram prostatı olan birisi idrar kanalını daraltması ölçüsünde idrar yapmada sıkıntılar yaşayabilir. Aslında aynı durum prostat kanserleri için de söz konusudur. İyi huylu büyümeler kansere dönüşmez fakat aynı hastada hem iyi huylu büyüme hem de kanser bir arada bulunabilir. Prostatın içinde gelişen kanser hücreleri büyümesine karşın idrar yolu üzerinde etkisi olmayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus prostat kanserinin hiç bir bulgu vermeden de görülebileceğidir. Bundan dolayı kişi bende hiç bir rahatsızlık yok, prostat kanseri neden olsun ki diye düşünmemelidir. Özellikle ailesinde prostat kanseri olan kişiler bu açıdan mutlaka erken dönemde bazı testleri yaptırmalıdır." diye konuştu.

PROSTAT KANSERİ ERKEN TEŞHİS EDİLEBİLİR
Dr. Kuvel, prostatın belirtilerini 'sık sık idrara gitme, gece idrara kalkma, kesik kesik ve damla damla idrar yapma, idrar kesesini tam boşaltamama hissi, idrar tutmada güçlük, idrar akış gücünde azalma, idrar yapmaya başlarken zorlanma' olarak özetledi. İdrar, kan analizleri, ultrasonografi, akım hızının ölçülmesi gibi tetkiklerle ayrıntılı incelemeler yapılabildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Muhammet Kuvel, özellikle prostat kanserinin erken yakalanmasını sağlayan 'PSA' denilen kan tetkikinin önemli olduğunun altını çizdi. İyi huylu prostat büyümelerinin ilaçla veya cerrahi müdahale ile tedavi edilebildiğini söyleyen Kuvel şöyle devam etti: "Her bir hasta için tedavinin zamanlaması ve seçilecek tedavi yöntemi farklı farklıdır. Bilinmesi gereken husus ilaçların hiçbirisinin prostatı çok fazla küçültmediğidir. İlaçlar kullanıldığı sürece etkili olurlar, bırakıldıktan bir süre sonra şikayetler tekrarlar. Böbrek yetmezliği, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, idrar kesesi taşı, böbreklerde genişleme, kanlı idrar yapma, hiç idrar yapamama gibi komplikasyonları olan veya şiddetli yakınmaları olan hastalar cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir. Hastanın zamanında ameliyattan kaçınması ile zamanla mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşabilir ve yaş ilerledikçe ameliyatı kaldıramayacak duruma gelebilir."

Prostatta cerrahi tedavi seçeneklerini 'açık prostat ameliyatı, kapalı prostat ameliyatı ve çeşitli tipleri olan lazer ameliyatları' olarak sıralayan Uzm. Dr. Muhammet Kuvel, en yaygın tedavinin kapalı prostat ameliyatı olduğunu dile getirdi. Prostat kanserinin cerrahi tedavisinin tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Kuvel, "O yüzden iyi huylu prostat büyümesi için bahsedilen cerrahi yöntemlerle karıştırılmamalıdır. Ayrıca unutulmaması gereken bir durum ise prostat büyümesi nedeniyle ameliyat olduktan sonra prostat kanseri olma ihtimalinin ortadan kalkmadığıdır." ifadelerini kullandı.
Kaynak.7gunsaglik

Karındaki Şikayetler Mide Hastalığı Habercisi Olabilir

Karnınızı sık sık kontrol edin ve onun sesine kulak verin. Size bir hastalığı bildiriyor olabilir. Karındaki ağrılar hangi mide hastalığının habercisi?

Karnın üst orta kesiminde ağrı, halsizlik, iştahsızlık ve özellikle geceleri gelen mide şikayetleri mide hastalığının habercisi olabilir.
Erken dönemde teşhis ve tedavisi büyük önem taşıyan mide hastalıkları, dikkat edilmediği takdirde kansere ve daha pek çok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Necip Aytuğ, mide hastalıklarına yol açan nedenler ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

SİGARA ÜLSERE YOL AÇIYOR
Mide, vücut dokusu için zararlı olan asit maddesinden mide bezlerince salgılanan ve mide dokusunun iç yüzünü film tabakası gibi kaplayan müküs tabakası ile korunmaktadır. Müküs tabakası, asitle mide dokusu arasındaki teması keserek mideyi korur ve asitin zararlı etkilerini engeller. Bu tabakanın sağlıklı üretimi ve devamlılığı için mide dokusunun yeterince kan akımı ile beslenmesi gerekmektedir. Bu nedenle mide kanlanmasını bozan; ağır kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, şok,  sistemik enfeksiyon, ağır yanık gibi durumlarda müküs yapımı kolaylıkla bozulacağı için asit tahrişine bağlı büyük yaralar (ülser) ve buna bağlı kanama, mide delinmesi gibi durumlar görülebilmektedir. Sigara içmek müküs yapımını azalttığı için özellikle mevcut ülserin tedaviye olan cevabını geciktirmekte iyileşme sürecini uzatmaktadır.

MİDE KANSERİNE DİKKAT
Mide ülserleri en sık “Helicobacter pylori” adı verilen ve toplum da çok sık görülen bir bakteri ile oluşmaktadır. Çevre hijyeni iyi olan, temiz su kaynağı, yaygın kanalizasyon ve arıtma sitemi olan ülkelerde düşük oranda görülürken; diğer bölgelerde daha yoğun saptanmaktadır.  Bu mikroorganizma özel savunma sistemi ile mide asidinden korunurken, özel ayaksı tutmaçları ile mide hücrelerinin üzerine yapışmaktadır. Salgıladığı bir takım maddeler yolu ile mide duvar bütünlüğünü bozup, müküs tabakasını tahrip ederek, asitle mide duvarının temasını sağlamakta ve ülsere yol açmaktadır. Yaptığı tahrişin ve mide duvarında meydana gelen tahribatın arttığı bazı ileri durumlarda mide kanserine yol açabilmektedir. Ancak sık görülen bir mikroorganizmanın ülser yapma yeteneği fazla olmasına rağmen bu mikrobu taşıyan her bireyde ülser ve kanser görülmemektedir.

AŞIRI TUZ VE KONSERVE YİYECEKLER MİDEYE ZARAR VERİYOR
Kişilerin beslenme şekli ile mide hastalığı arasında kesin bir bağlantı yoktur. Ancak mide dokusunun konserve ve aşırı tuzlu yiyeceklerden olumsuz etkilendiği düşünülmektedir. Aşırı tuz içeren gıdaların, mide dokusunda mide bezlerini tahrip eden gastrit riskini artırdığı bilinmektedir. “Helicobacter pylori” bakterisi olan kişilerin mide dokusunda C vitamini düzeylerinin sağlıklı bireylerden düşük olması nedeniyle, C vitamininden zengin taze sebze ve meyveden oluşan dengeli bir beslenme şekli mide hastalıklarından korumaktadır.

YAĞLI YİYECEKLERDEN UZAK DURMAK GEREKİYOR
Ülser hastalığının tedavisinde; sigara, alkol, aspirin ve günlük kullanılan kuvvetli ağrı kesicilerin kullanımı iyileşme sürecini olumsuz etkileyen faktörler arasında yer almaktadır. Çünkü aspirin ve günlük hayatta herkesin kullandığı kuvvetli ağrı kesiciler, müküs salgısını baskılayacağından aynı zamanda ülser oluşumuna neden olmaktadır.

Sağlıklı bir mide, içerisindeki gıda maddelerini ortalama üç saatte on iki parmak bağırsağına tamamen boşaltmaktadır. Aşırı yağlı yemek yenmesi durumunda bu süre 5-6 saate kadar uzayabilmektedir. Bu nedenle reflü hastalığı olan kişilerde mide boşalımını uzatan yağlı yiyeceklerin fazla tüketilmesi, reflü ataklarının başlamasına yol açabileceğinden bu tür yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

VAKİT KAYBETMEDEN DOKTORA BAŞVURUN
Mide hastalıkları kişilerde bazen sessiz seyrederken bazı durumlarda değişik veya belirtilerle de kendisini göstermektedir. Hastalarda altta yatan mide hastalığına bağlı olarak değişebilen; yanma, ekşime, karnın üst orta kesiminde ağrı, bulantı, kusma, siyah veya kırmızı renkli kusma, siyah dışkılama, gece mide ağrısı ile uyanma, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik gibi durumlarda hemen bir sağlık kurumuna başvurulması, erken dönemde teşhis ve tedavisi açısından önemlidir..Kaynak.7gunsaglik.com .,

Dış Kalp Masajı Kalp Krizi

√ Dış kalp masajı nasıl yapılır?

• Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulma ve Bilinçsiz olan bebek ve çocuklarda ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.

• Hasta / Yaralı sert bir zemine yatırılır.

• Yetişkin ve Çocuklarda göğüsün merkezi (göğüs kemiğinin alt ve üst ucunun ortası) belirlenir.

• Bir elin topuğu göğüs merkezine yerleştirilir. Bu elin üzerine diğer el yerleştirilir.

• Her iki el parmakları birbirine geçirilir ve hastaya temas etmemesine dikkat edilir. Eller sabit tutulmalıdır. Dirsekler ve omuz düz ve hasta / yaralının vücuduna dik tutulacak şekilde tutulmalıdır.

• Vücut ağırlığı ile kaburga kemikleri 4-5 cm içe çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3ü kadar) ritmik olarak sıkıştırma-gevşetme şeklinde bası uygulanır. Dakikada 100 bası uygulanmalıdır.

• Dış kalp masajı 1 yaşın altındaki bebeklerde göğüs kemiği alt ucuna iki parmakla, göğüs kemiği 1-1,5 cm içe çökecek şekilde dakikada 100 bası olarak yapılır. 1-8 yaşına kadar çocuklarda tek elle 2.5-5 cm çökecek şekilde yapılmalıdır (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3ü kadar).

• Yapay solunum ve dış kalp masajı birlikte uygulandığında , yetişkinlerde tek yada iki ilkyardımcı ile 30:2 olarak uygulanır.

• Temel yaşam desteğine sağlık personeli gelinceye kadar devam edilmelidir.
Kaynak.7gunsaglik

Evlilik Kalbe İyi Geliyor Fikri Nerden Çıktı?

Bekarlık sultanlık değilmiş.. Evli insanlar daha mutlu ve sağlıklı iddiaları nereden kaynaklanıyor? Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu anlatıyor..

Söylendiği gibi bekarlık aslında sultanlık değilmiş. Yapılan araştırmalar evliliğin kalbe iyi geldiğini ortaya koyuyor. Liv Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi evliliğin yararlarını anlattı.

Evlilik hem kadında hem de erkeklerde kalp krizi riskini azaltıyor. Daha önce yayınlanmış bazı çalışmalarda, evliliğin kalp hastalıkları yönünden riski azaltıcı etkisi gösterilmişti ama bunlar daha çok erkek hastalar üzerine yoğunlaşmıştı. ‘Europan Journal of Preventive Cardiology’ de yayınlanan yeni araştırmaya göre hem kadın hem de erkeğin akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirli oranda azaldığı ortaya çıktı.

BEKARLIK SULTANLIK DEĞİLMİŞ
Finlandiya’da yapılan bu araştırmaya göre her iki cinsiyette ve tüm yaş gruplarında, evli olanlarda akut koroner olaya bağlı bir kalp krizi ve ölüm olasılığının belirgin olarak azaldığı vurgulanıyor. Özellikle orta yaşlı evli ve birlikte yaşayan çiftlerde akut olaydan sonraki süreç çok daha olumlu seyrediyor. Araştırmada 1993 ile 2002 arasında kalp krizi geçirmiş 15.300 hasta incelendi. Bu hastalardan 7.700’ü ilk 28 gün içinde hayatını kaybetti. Bekar olan erkeklerde kalp krizi gelişme ihtimali evli olanlara göre yüzde 58-66 daha yüksek bulundu. Kadınlarda da bu oran yüzde 60-65 daha yüksek saptandı. Kalp krizine bağlı ölüm oranlarının ise bekar olanlarda çok daha yüksek olduğu gözlendi. Bekar erkeklerde kalbe bağlı ölüm oranı evli erkeklere göre yüzde 60-68 daha yüksek saptanırken bekar kadınlarda bu oran yüzde 71 daha fazlaydı. Bekarlığın sultanlık olmadığını bu çalışmayı referans göstererek vurgulamak yanlış olmaz. Sağlıklı bir kalp için önce kalbi sevgi ve aşkla dolduracak bir eş bulmak önemli.

İŞTE NEDENLER
– Yalnız yaşayan insanın yemek alışkanlıkları ve hayat düzeni sağlıklı olmaz. Ayrıca günün getirdiği zorlukları da paylaşacağı bir eşi olmaması nedeniyle hayatın yükünü tek başına omuzlar.

– Birlikte yaşayan çiftler birbirlerine özen gösteriyorlarsa, hem yemek alışkanlıkları daha sağlıklı olur, hem de bir hastalık ile karşı karşıya kaldıklarında daha titiz bir bakım sağlanır.

– Çiftler el ele yürüyüşlere de çıkıyor, günlük egzersizlerini yapabiliyorlarsa sonuçlar kalp sağlığı yönünden daha da başarılı olur. Sağlıklı bir kalp için mutlu ve sevgi dolu bir evlilik artık reçetelerimize yazılabilir.

– Bekar insanların sosyo-ekonomik düzeyi daha düşük olabilir.

– Evli insanların ekonomik düzeyi daha iyi, daha sağlıklı yaşıyorlar, sosyal çevreleri var ve destek alma ihtimalleri daha yüksek.

– Evli çiftlerin ambulans çağırmaları daha kolay oluyor. Evli insanların hem hastane hem de eve çıktıktan sonraki süreçlerinde bakım ve tedavileri daha başarılı oluyor. Bekar veya yalnız yaşayanların sağlıkları ile takipleri yetersiz kalabiliyor. Günlük ilaç takibi, kolesterol düşürücü veya tansiyon ilaçların düzenli alımı aksayabiliyor.
Kaynak.7gunsaglik

Omuz Sıkışması Ne Zaman Görülür, Tedavisi Nasıldır?

Yatarken, çalışırken, ya da kol kaldırıldığında oluşan ve yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren omuz sıkışması sendromunda erken müdahale önemli..

Özellikle 25 yaş altı gençlerde görülen omuz sıkışma sendromunun toplumun yüzde 16-40’ını etkilediğini söyleyen Fizyoterapist Dr. Gamze Şenbursa soruna, boyama, marangozluk, yüzme, depolama, ev onarımı gibi kolunu tekrarlı ve kuvvet gerektirecek şekilde baş üstünde kullananlarda sık rastlandığını belirtti. Şenbursa, 1972 yılında Charles Neer tarafından tanımlanan sendromun 3 aşamada oluştuğunu aktardı:

25 YAŞ ALTI: Birinci fazda, şişlik, yanma, iltihaplanma ve kanama oluşur. 25 yaş altı genç ve atletik bireylerde görülür. Omuzun kemik ya da yumuşak dokusunda hiçbir radyolojik değişiklik yoktur fakat eklem aralığı değişmiştir, geri dönüşümlü bir lezyondur. Tetikleyici hareketlerden kaçınıldığında hastalık hafifler.

25-40 YAŞ ARASI: İkinci faz, fibrozis (bağ doku iltihabı) ve tendonit (tendonun iltihabı) oluşur. 25 -40 yaş arası aktif bireylerde görülür. Omuz manşetinde rahatsızlık hissi, skar ve kas liflerinde ayrılma vardır. Daha kronik ve tekrarlayıcı karakterdedir. Geri dönüşümlü olabileceği gibi hasar da bırakabilir, omuzdan farklı sesler duyulabilir.

40 YAŞ ÜZERİ: Üçüncü fazda kemikte dejenerasyon ve tendonda yırtık olur. 40 yaş üzeri bireylerde görülür. Omuz kaslarında kısmi ya da tam kat yırtığı oluşabilir. Kas hareketlerinde zayıflık, kemikte ekstra oluşumlar görülebilir.

Sıkışma sendromunun çeşitli belirtileri olduğuna dikkat çeken Dr. Fzt. Şenbursa, en çok bilinen belirtilerin omuz üzerine yatamama, baş üstü yapılan aktivitelerde kısıtlanma ve gece uykusundan uyandıracak tarzda ağrı olduğunu söyledi.

Bunlara psikolojik sorunların ve uyku bozukluklarının da eklenebileceğini belirten Şenbursa, tedavi yöntemlerini şöyle anlattı:

“Sıkışma sendromunda standart tek bir tedavi tekniği bulunmuyor. Analjezik ilaçlar, kortikosteroid enjeksiyonu, soğuk uygulama, yumuşak doku mobilizasyon teknikleri ve çeşitli egzersiz formları, manipulasyon ve cerrahi tekniklerden oluşan birçok yaklaşım bulunuyor.

Profesyonel spor yapanlar için tedavinin ileri aşaması için özel eğitim ve yaptığı spora göre egzersizlerden oluşan fonksiyonel tedavi uygulanabilir. Bütün bu tedavilerin amacı ortopedik teknikleri kullanarak, ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu tekrar restore etmektir.

MANUEL TEDAVİ YENİDEN YAPILANMAYI SAĞLIYOR
Omuz sıkışma sendromunda çok etkin olan manuel tedavi diğer bilinen adıyla chiropraksis çok eski bir yöntemdir. Manuel tedavinin genel amacı yeniden yapılanmayı sağlamak, oluşan yapışıklıkların açılmasını hızlandırmak ve dokunun iyileşme kapasitesini arttırarak kişinin günlük veya spor yaşantısına dönüşünü hızlandırmaktır.

Manipulatif tedavinin yumuşak dokulardaki (kas, bağ, tendon, eklem kapsülü, cilt) kısalan yapıların uzaması, problemli bölgeye kan akışının artması gibi birçok olumlu etkisi vardır.”

HACETTEPE’DE 77 HASTA ÜZERİNDE UYGULANDI
Manuel tekniklerin etkinliğini araştırmak üzere Hacettepe Üniversitesi’nde 77 omuz sıkışma sendromu hastasında araştırma yaptığını söyleyen Dr. Şenbursa, ulaştığı sonuçlar hakkında ise şunları aktardı: “Hastalar 8 seans manuel tedavi veya egzersiz tedavisi almıştır.

2 senelik çalışmanın sonucu; uygulanan bütün teknikler hastaların ağrı ve hareket kapasitesi üzerinde etkin sonuçlar verdiğini göstermiştir. Kısa sürede etkili olan manuel tedavi, uzun süre etkilerini devam ettirmektedir.”
Kaynak.7gunsaglik

Kellik Sona Erecek!

Herbalist Şeref Menteşe kadınlara sağlık ve güzellik için tavsiyelerde bulundu.

Acı deniz yosununu ister yiyin isterseniz yüzünüze maske yapın. Acı deniz yosunu E ve D vitamini açısından çok önemli. Cilde parlaklık, canlılık verir kırışıklıkları önler.

Astekler’den bugüne kadar gelen en doğal ürün acı deniz yosunudur. Özellikle yosunun temiz ve saf olmasına dikkat edin.

Saç dökülmesine karanfil iyi gelir. Bir avuç karanfili kaynatıp soğumaya bırakın. Kaynayan karanfilin tortusu dibe çöktükten sonra dibe çöken tortu suyunu dibinde bırakarak değer kısmını alın.

Saç diplerinize uygulayın fakat durulamayın ve yıkamayın. İki hafta sonrada karanfilin etkisini göreceksiniz. Saçlarınızın dökülmesini önleyecek ve zamanla saçlarınız çıkmaya başlayacak.

Genelde çok meyve tüketilmesi tavsiye edilir. Ancak fazla meyve tüketmek zararlı. Meyve içinde alkol içerir. Sindirim organlarını zayıflatır, böbrek ve karaciğer sıkıntı görür.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Suyun 15 Büyük Yararı Nedir?

Parlaklık verir. Kuaförlerde de her işlem öncesi ve sonrası saçlara su verilir.

Soğuk suyla saçları durulamak ise parlaklık verir. Saçın kütikül tabakasını dağıtır, yumuşak ve parlak saçlara kavuşturur.
Temizler ve düzeltir. Deniz suyunun kötü etkilerini suyla temizleyin. Besleyici suyla deniz yosunu ile de saçlarınızı temizleyin ve yıkayın.
Mineral tuzları ve yumuşak bir duşla saçlarınızı besleyin. Rengi ve canlılığı solduran sert su fışkırtan duş başlığınızı değiştirin.
Zarar görmesini önler. Klorlu ve tuzlu su etkilerinden korur kıvırcıklığı alır.
Dalga verir. Su mevcut olan en doğal saç ürünüdür.
Uzun süre kalıcı şekillendirmede de suyun yeri büyüktür. Çoğu saç bakım ürünü su bazlıdır.
Gözlere sulu buzlu kompres yaparak göz altı torbaları yok edilir parlaklık verilir.
Su, cildi sıkılaştırır. Pürüzsüzleştirir, temizler ve besler.
Kırışıklık, gözenek ve susuz kalan deriye bire birdir. Kötü görünümü kolayca düzeltir.
Susuzluk vücudu komple bitirir. Günde en az 8 bardan su için.
Mineral ve H2O bazlı bakım ürünleri ile suyun mucizelerini keşfedin.
Su havadan 12 kat daha dayanıklıdır. Havuz deniz egzersizleri kas yapmanızı ve vücudunuzu şekillendirmenizi sağlar.
Kilo vermede ve selülit gidermede bire birdir.
Anksiyete ve depresyona iyi gelir.
Uykusuzluğa iyi gelir uykunuzu düzenler.. .Kaynak.7gunsaglik

Kalp Dostu 19 Mucizevi Besin

Somon balığı. Sardalye ve uskumru da aynı etkiye sahiptir. aritmi, damar tıkanıklığı ve kolesterole iyi gelir kalbi güçlendirir.

Yulaf ezmesi. Çözünür lif içerir kolesterolü destekler. Sindirime bire birdir.
Yaban mersini. Çilek, karadut ve böğürtlen gibi meyveleri de kapsar.
Siyah çikolata. Kalp krizi ve inme riskini azaltır. Bitter çikolata kalp dostudur.
Turunçgiller. Portakal ve greyfurt başta olmak üzere yüksek miktarda flavonoid içerirler. İskemik inme riskini kadınlarda azaltır. Kan pıhtılaşmasını önler.

Soya. Protein kaynağıdır sağlıksız yağlar yerine soya yağı önerilir.
Patates. Kızartması haricinde iyi nişasta içerir kalp sağlığını korur.
Domates. Domates tüketimini artırmak kalp sağlığını olumlu yönde destekler.
Fındık, badem, ceviz, antep fıstığı, yer fıstığı lif içerir iyi yağlara sahiptir.

Bakliyat. Fasulye, mercimek, nohut ve bezelye sağlıklı yağlarla birleşince mükemmel bir protein kaynağıdırlar ve kalp dostudurlar.
Sızma zeytinyağı. Kalp krizi, felç ve ölüm riskini azaltır. Akdeniz diyetinde sıkça kullanılır.
Kırmızı şarap. Kalp hastalık riskini düşürür, az tüketilmelidir.
Yeşil çay. Kalp dostu bir içecektir.

Brokoli, ıspanak ve lahana da bolca tüketilmelidir.
Kahve şekersiz tüketildiğinde kalp dostudur.
Kete tohumunun da yararları bilinmektedir.
Avokado sağlıklı yağları ve faydalarıyla bilinir.
Nar ise antioksidan deposudur ve kalp damarlarını rahatlatır.. .Kaynak.7gunsaglik

Zayıflama Çayı, Metabolizma Hızlandırma Video


Doğal Yaşam Ve Bitkilerin Dünyası .Dr Ender Saraç, Zayıflama Çayı, Metabolizma Hızlandırma Video

Ensefalit Hastalığı

Belirtiler:
- Dalgınlık, uyuklama ve tutarsız davranışlar
- Ani ateş
- Şiddetli başağrısı
- Bulantı ve kusma
- Tremör (titreme)
- Bebeklerde bıngıldağın dışarıya doğru şişmesi
- Bazen ense sertliği

Acil Belirtiler:
- Bilinç düzeyinde değişmeler.

Ensefalit beynin, bir virüs enfeksiyona nedeniyle meydana gelen nadir ve akut bir enfle-matuar hastalığıdır. En yaygın formu ikincil (postenfeksiyöz) ensefalittir, durum vücudunuzun başka bir yerindeki, kızamık, su çiçeği, kızıl veya kabakulak gibi bir viral enfeksiyonla birlikte veya onun ardından görülür. Bu ikincil reaksiyonların nedeninin bir aşırı duyarlılık vakası olduğuna inanılmaktadır.

Ensefalit Ne Kadar Ciddi Bir Hastalıktır?
Viral ensefalitin gidişi değişkendir. Kısa süreli ve selim karekterli olabilir veya büyük şiddetle bastırıp ciddi zihinsel tahribat yapabilir. Bu şekildeki tahribat, hafıza kaybını, tutarlı düzgün konuşma yeteneğini kaybetmeyi, adale koordinasyonu yokluğunu, felci veya duyma ve net görme kayıplarını içerebilir. Hastalığın en akut safhası birkaç günden bir haftaya kadar sürebilir. Karakteristik ateşin süresi 4 ila 14 gün olabilir. İyileşme (ateşin düşmesi) yavaş yavaş veya birdenbire olabilir. Hastalıktan doğan nörolojik etkiler haftalar veya aylar boyunca düzelmeye devam edebilir. Çok ağır kişilerin bile tamamen iyileşmeleri umulabilir. Ölüm oranı virüsün kaynağına bağlı olarak değişir. Böceklerin taşıyarak sebep olduğu kaynaklar bir yıl düşük ölüm oranına, bir diğer yıl yüksek ölüm oranına yol açabilir..Kaynak. ., 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...