Social Icons

.

Pages

Sinüzit İlerleyince Gözde Sorunlara Yol Açıyor

Tedavi edilmediği sürece sinüzitten saatli bomba gibi korkun. Çünkü ilerleyen hastalık gözde sorunlara da yol açabiliyor. İşte ayrıntıları..

Antibiyotik tedavisi, sinüzit hastalığına genellikle çözüm sunsa da; hastalar zaman zaman tedavi sürecini aksatabiliyor. Bu durumda sorun kronikleşebiliyor ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Fikret İleri, şunları söyledi: "Sinüs boşluklarının çevresinde, göz ve beyin yer alıyor. Dolayısıyla sinüs enfeksiyonu çevreye yayıldığında; yüz kemiklerinde osteit denilen iltihaplanmalara, göze yayıldığında körlüğe kadar giden durumlara neden olabiliyor. Beyne yayıldığında ise menenjit ya da beyin apsesi tehlikesi oluşabiliyor."
Kaynak.7gunsaglik

Kıştan Yaza Geçerken Hafif Kalın

Hafiflemek ve hafif kalmak için kışı kilo almadan bitirmenin yolları neler? Yaza hazırlanmanın 10 yolunuBeslenme ve Diyet Uzmanı Sanem Apa anlattı..

Liv HOSPITAL’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Sanem Apa kışı kilo almadan geçirmenin 10 kolay yolunu anlattı.
1. Taze besinleri seçin
Beslenme planınızda mutlaka taze besinlere yer vermelisiniz. Böylece vitamin, mineral, antioksidan ve posa alımınızı zengin kaynaklardan sağlamış olursunuz. İşlenmiş ve paketli ürünlerin yağ içeriğinin fazla olmasının yanı sıra tuz ve şeker yönünden de zengin olduğunu bilmelisiniz. Beslenme programınızda taze meyvelere yer vermek ile antioksidan alımınızı ve beraberinde A ve C vitaminince de zengin beslenmenizi sağlamış olur. Burada verilecek ipucu müsli veya yulaf tüketiyorsanız meyve ile değil yoğurt veya süt ile tüketmek olmalıdır.
 
2. Renkli beslenin
Serotonin salgılanmasını artırmak mutlu olmanızı sağlar. Tam buğday, esmer pirinç, yulaf, muz ve yağlı tohumlar gibi triptofan içeren besinleri tüketmek serotonin salgılanmasını arttırır. Üstelik verimliliğinizin artmasını sağlar.  Avokado, yeşil yapraklı sebzeler de yine magnezyum içerikleri ile serotonin üretimini destekler. Beslenmenizde mutlaka B ve C vitaminleri ile magnezyum, çinko, kalsiyum ve manganeze yer vermelisiniz. Renkli beslenin. Her gün renkli besinler seçmeye özen gösterin. Kırmızı ve turuncu renkteki besinler A ve C vitaminlerince zengindir. Yeşil renkli besinler ise folik asitin iyi birer kaynaklarıdır. Nar, portakal, mandalina, ıspanak, brokoli, Brüksel lahanası, havuç, bal kabağı renkli beslenmenizin baş mimarları olabilir.
 
3. İşlenmiş karbonhidratlardan uzak durun
Modern toplumlarda işleme maruz kalmış karbonhidratların tüketiminden uzak kalmak gerekir. Çünkü bu besinler kan şekeri seviyesine etki ederek ağırlık artışına neden olabilir. Lif oranı yüksek besinler tüketmeniz glisemik indeks yönünden de düşük beslenmenize destek olduğundan ağırlık kontrolünüzü sağlamanız kolaylaşacaktır. Tam buğday unundan yapılmış ekmekler, kepekli pirinç, tam buğdaylı veya kepekli makarnaları tercih edebilirsiniz.
 
4. Protein tüketin
Her öğünde düşük yağlı ve kaliteli protein tercih etmeniz ağırlığınızı korumaya veya ağırlık kaybetmenize destek olur. Proteinler düşük glisemik indeks içerir, bu da kan şekeri seviyenizin uygun seviyede kalmasına yardım ederken bir sonraki öğünde yoğun tatlı atıştırmanızı engeller.
 
5. Doymuş yağları sınırlayın
Doymuş ve trans yağ asitlerinden zengin beslenmek sadece ağırlık artışına neden olmaz aynı zamanda kalp- damar hastalıklarına da neden olabilir. Özellikle kışa aylarında tüketimi artan cipsler ve fast food tarzı besinlerden uzak durmak doymuş yağ alımınızı azaltacağı için uygun olacaktır.
 
6. Krema değil çorba tüketin
Son yıllarda kremalı çorba tüketiminde artış vardır. Bu tarz çorbaların yağ içerikleri yüksektirç. Özellikle kış aylarında artan çorba tüketiminizi kremalı çorbalardan yana kullanmamak ağrılık kontrolü açısından doğru olur. Tavuk suyuna çorba yapacaksanız yine tavuğun derisini ayırarak haşlamanız daha az yağ alımını sağlar. Ayrıca kahvelere ilave edilen kremanın da ortalama 360 kalori ekstra enerji verdiğini söylemeliyiz.
 
7. Kış aylarının ritüellerini sınırlayın
Salep, boza, kestane, patlamış mısır… Bu besinler kışın geldiğinin habercisi gibidir. Ancak şeker, karbonhidrat ve yağ içerikleri fazla olabilir. Ağırlık kontrolünüzü sağlamak istiyorsanız; Salep ve bozayı haftada birer kez tüketebilirsiniz. Sinemada küçük boy mısırı tercih edebilir veya 1 çay bardağı mısırı kendiniz evde patlatabilirsiniz. Kestanenin ise 3 tanesinin 1 dilim ekmek olduğunu söylersek tüketim miktarını sınırlamanın ne kadar önemli olduğunu görebilirsiniz.
 
8. Omega 3 yağ asitlerini tüketin
Tüm vücut hücreleri için omega 3 yağ asitlerinin önemi artık bilinen bir gerçek. Haftada en az 2 defa olacak şekilde ızgara, buğulama veya fırında pişireceğiniz balık sağlıklı beslenme programı içerisinde hem ağırlık kaybına destek olur hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirici rol oynar. Ayrıca yağlı tohumlarda ara öğünleriniz için çok uygun alternatiflerdir. Gün içerisinde tüketeceğiniz 8- 10 fındık veya baden veya 12- 15 Antep fıstığı veya 2- 3  ceviz ile omega 3 yağ asitlerinden almış, kalp sağlığınıza yatırım yapmış, ağırlık kontrolünüzü sağlamış olursunuz.
 
9. Su için
Vücudumuzda her bir kalorinin metabolize olması için 1 mL suya ihtiyaç vardır. Bu nedenle günde en az 1,5 litre su tüketimini sağlamalısınız. Erkekler için bu miktar 2 litreye kadar çıkarılmalıdır. Limon, mandalina veya portakal dilimleri ekleyeceğiniz su bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Çubuk tarçın ilavesi ise kan şekeri kontrolünüzü sağlayarak tatlı krizlerinizin önüne geçebilir.
10. Kış döneminde de aktif olun
 
Havaların soğuması ile evlere kapanarak hareketlerimizi iyice azalttığımız bu dönemlerde spor salonlarına üye olabilir veya evde ufak değişiklikler ile aktif olmayı sağlayabilirsiniz. Örneğin 20 adet kibrit çöpünü yere dağıttıktan sonra her bir kibrit çöpünü çömelerek topladığınızda kaslarınızın birçoğunu çalıştırmış olursunuz. İş yerinde merdivenleri kullanabilirsiniz. Ayrıca buna ek olarak haftada en az 3 kez 30- 35 dakika yürüyüş yapmanız da size aktif olma yönünde destek olacaktır.                                                                                              
 
Önemli olan mevsimsel beslenme tarzları değil yaşamınızın temelini oluşturacak beslenme tarzlarını öğrenmektir. Yapacağınız değişimlerin uzun vadeli olmasına dikkat etmelisiniz.
Kaynak.7gunsaglik

En Etkili Zayıflama Yöntemi İp Atlamak

Japon bilim adamları yaptıkları araştırmada ip atlamanın en etkili zayıflama yöntemi olduğunu buldu. Çünkü hem forma sokuyor hem de açlık hissi vermiyor..

Japonya Waseda Üniversitesi’nden bilim adamları en etkili zayıflama yöntemini belirledi: İp atlamak!

Uzmanların yaptığı araştırmalar ip atlayan kişilerle bisiklete binenlerin açlık hormonu seviyelerini karşılaştırdı. İp atlayanlarda bu hormonun çok düşük seviyelerde olduğu gözlemlendi.

Uzmanlar özellikle stres sebebiyle yemeğe sarılan kişilere ip atlamalarını tavsiye ediyor.
Kaynak.7gunsaglik

Selülit Görünümünden Kurtaran 3 Etkili Hareket

Gıpta ettiğiniz harika ve pürüzsüz bacaklara kavuşabilirsiniz. Selülitlerinizden kurtulmanın yolları var.

Vücutta biriken lokal yağlanma ve su karışımları selülit nedenidir. Kötü beslenme, genetik ve hareketsizlik ana nedenleridir. Selülit gideren çok etkili 3 hareketi sizlerle paylaşacağız. Esneklik ve hareket kabiliyetinizi artırmanız önerilir.

Cilt ve kaslar arasında kalan bağ dokusu selülit toplamaya müsaittir. Kasların etrafı süngerle kaplı gibidir. Zayıslasak bile bunlar kalabilir. 4 hafta boyunca günde 10 dakikanızı ayırıp selülit hareketlerini yapın, 1 ay sonra farkı görün.

Arka uyluklara makas hareketi. Bacak arkalarında uyluk kısımlarını hedef alacağız. Bir rulo yapın ve yere koyun. Siz de oturun. Dizden aşağı kısmınızı rulonun üzerine koyup ileri geri bacağınızı kaydırın. 8-10 tekrarlı bacaklarınızı sürüyün. Diğer bacağa da aynı hareketi uygulayın.

İç uyluklara makas hareketi. Aynı hareketi bacak içleri için yapıyoruz. Bir bacağı yan tarafa açarak iç kısmını ruloya koyup kaydırıyoruz. 8-10 tekrarı iki bacak için de yapıyoruz. Vücut ağırlığı bacaklara verilecek. Derin nefes alınıp verilecek.

İç ve arka uyluk hareketi. Sol diz bükülüyken sağ dizin altına ruloyu yerleştirin. İç ve üst bacaktan arka alt bacağa doğru kaydırarak hareket ettirin. Tek yönlü sıkıştırma sağlanır. Bacak döndürülerek 8 tekrar her iki tarafa da uygulanır.Kaynak.7gunsaglik

Selülitin Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Selülit, bakteriyel bir deri enfeksiyonu rahatsızlığıdır. Deriye dokunuşta sıcaklık ve yanma hissedilebilir.

Portakal kabuğu görünümü ise en bilinen belirtisidir. Kızarık ve şiş bir yapı görülür. İkisi de genelde hızla yayılır. Selülitler genelde ağrılı görülür. Enfeksiyon vücuda ya da yüze yayıldığında selülit görülür. En sık olarak alt ve üst bacaklarda görülür. Daha sonra karın bel bölgesi, kol ve kalçada görülebilir. Cilt yüzeyini ve alt tabakasını derinden etkileyebilir.

Lenf düğümlerine ve kan dolaşımına yayılabilir. Tedavi edilmezse enfeksiyon yayılabilir hayatı tehdit edebilir. Deriye bir şekilde giren bakteriler yoluyla selülit oluşur. Selülite genellikle stafilokok ve streptokok bakteriler neden olur. Bağışıklık sistemi, sporcuların yaşadığı cilt hastalıkları, intravenöz ilaç kullanımı ve selülit öyküsü gibi genetik ve çevresel risk faktörleri vardır.

Ağrı ve hassasiyet, kızarıklık ve iltihap, yara, sıkı, parlak ve şiş görünüm, sıcaklık hissi, ateş, sallanma ve titreme, yorgunluk, kas ağrısı, sıcak deri ve terleme belirtileridir. Oral antibiyotik genelde tedavi amaçlı önerilir. Rejim, ilaç ve egzersiz önerilebilir. Ağrı kesici, dinlenme, yüksekte tutma gibi tedaviler de verilebilir. Düzenli doktor kontrolü mühimdir ve durumunuz kötüleşirse genel sağlık durumunuzda ciddi durumlar görülürse derhal acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Kaynak.7gunsaglik

Ülser Diyeti

Ülser olan kişinin beslenmesi çok önemli bir husustur yediğimiz içtiğimiz besinlerin asit ve baharat değerlerini çok iyi gözden geçirmeliyiz.Tabiki her mide ağrısı Ülserdir diye bir kaide yok.

Mide hastalıkları kendini erken dönemlerde ağrı,şişkinlik,hazımsızlık,kusma,bulantı,midede kazınma şeklinde belli eder. Ağrı genelde karnın üst tarafındadır. Ağrılar süt,antiasit,yiyecek alımı ile azalır. Bunun sebebi mide asidinin azalmasıdır. İlerleyen dönemlerde kanama ve delinme meydana gelebilir ki bu durumda endoskopik veya cerrahi müdahale gerekebilir.

ulser

Mide ağrılarının nedenleri;

Ülser (Helicobacter Pylori enfeksiyonu)

Ağrı kesiciler ve aspirin

Safra ve kimyasal tahriş yapan maddeler,aşırı alkol alımı

Hormanal hastalıklar asit artırıcı

Alerji

Nenny Portatif Bebek Hamak / Beşik Sadece 69.90TL
HSBC'den, Sabit Taksitli İhtiyaç Kredisine Tıkla
Ülser az gelişmiş ülkelerde daha fazla görülür. Bunun sebebi hijyen koşullarının daha az dikkate alınması ve bunun sonucu olarak helicobacterin kendine daha çok gelişecek yer bulmasıdır. Sigara ve alkol kullanımı ülser riskini ve buna bağlı diğer rahatsızlıkların artmasına sebep olur. Tedavi esnasında kullanımın devam etmesi tedaviyi geciktirir. Doktora ülser tedavisi için başvurulduğunda bir antibiyotik kürü ve diyet verilir. Aşağıda bu diyetin bir benzeri mevcuttur.

Ülser Diyeti

Süt, salep, ıhlamur, ayran, adaçayı içilmesi iyi gelirken, kahve, çay, limonata, boza, asitli içecekler, alkol iyi gelmez. Kırmızı ve beyaz et ürünler ve balık fırında,haşlama ya da ızgara yenmelidir. Kızartma, salamura, salam, sucuk, sosis tüketilmemelidir. Yağda pişirilmiş olmamak kaydıyla yumurta ve peynir yenilebilir. Et suyuna çorba hariç her türlü çorba tüketilebilir. Sebzelerin hepsi yenebilir.( gaz yapanlar hariç) Tahıl ürünlerde lifli ürünler seçilmelidir. Asitli meyveler hariç hepsi yenebilir. Yağlarda margarin, iç yağ, kuyruk yağı hariç hepsi tüketilebilir. Acı baharat, turşu, sirke, kuruyemiş, sarımsak, hardal tüketilmemelidir. Tatlı olarak sütlü tatlılar seçilmelidir. Yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek yenmelidir. Sofradan doymadan kalkılmalıdır.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Makyaj Temizlemenin En Sağlıklı 10 Yolu

Instyle dergisi makyaj temizleme yöntemleri hakkında 10 önemli bilgi vermiş. İşte makyaj temizlemenin en sağlıklı 10 yolu.

1- Tonik yerine özel bitki suları kullanabilir miyim?
Eğer çok uzun zamandır siyah nokta tedavisi görüyor ve cildiniz alkolden olumsuz yönde etkileniyorsa, toniğinizi bitki sularıyla değiştirmemenizde fayda var. Ancak bazı bitkilerin olumlu etki yaptığı cilt sorunları da bulunuyor. Örneğin hassas ciltlerde portakal ağacı suyu, kırışıklıklarda papatya ya da gül suyu, cilt soyulmalarında gül suyu ve ciltte meydana gelen tahrişlerde ise peygamber çiçeği suyu etkili oluyor.

2- Kuru bir cilde sahibim. Su bazlı bir temizleme ürünü tercih edebilir miyim?
Elbette… Bir makyaj temizleme yağını, suyla masaj yaparak pamuk kullanmadan cildinize uygulayabilirsiniz. Ilık suyla durulanan makyaj temizleme yağı, genellikle içeriğinde bulundurduğu E ve A vitaminleriyle yaşlanmaya karşı koyarken, jojoba yağıyla cildi besliyor, pamuk yağıyla yumuşatıyor. Ancak ardından cildin ph seviyesini dengeleyecek bir krem kullanmalısınız.

3- Cildimi her sabah süt bazlı bir ürün ile temizlemek zorunda mıyım?
Çok yağlı bir cilde sahip değilseniz ya da hava sizi terletecek kadar sıcak değilse, sabahları süt bazlı bir temizleyici ürün kullanmanıza gerek yok. Çünkü sabahları makyaj temizlemiyor, sadece cildinizde gece boyunca hava kirliliğinden dolayı meydana gelen tıkanıklığı açıyorsunuz. Bu yüzden ideal olan, cildinizi sabahları temizleyici bir tonik ile silmektir.

4- Bazı su bazlı makyaj temizleyici ürünlerini kullandığım zaman makyajım temizlenmemiş gibi hissediyorum. Bu normal mi?
Makyaj temizleme ürünlerinin formüllerini hazırlayan bilim adamları, makyajın tamamen silindiğini ve bu hisse genellikle yoğun makyaj yapan kadınların kapıldığını söylüyor. Kendinizi rahatlatmak için, temizleme işleminden sonra yüzünüzü iyice suyla yıkayıp, ardından nemlendirici bir krem uygulayabilirsiniz.

5- Makyajımı temizleme mendilleriy le silmeyi tercih ediyorum. Bu mendillerin cilde bir zararı var mı?
Bilinen belli bir zararı yok ama rutin olarak her gün uygulanacak bir temizleme işleminde tercih edilmemesi daha sağlıklı olur. Hem ekonomik, hem de ekolojik değiller. Ayrıca derinlemesine bir temizlik yapamıyor. Bu yüzden bu mendilleri, gece eve geç döndüğünüz de vakitten kazanmak için kullanabilirsiniz.

HSBC'den, Sabit Taksitli İhtiyaç Kredisine Tıkla
Nenny Portatif Bebek Hamak / Beşik Sadece 69.90TL
6- Bazı akşamlar makyajımı silmeye üşeniyorum. Böyle zamanlarda sa bah kalktığımda ne yapmalıyım? Akşam yapmanız gereken işlemi sabah yapabilirsiniz. Cildinizi bir makyaj temizleyicisiyle temizledikten sonra sabah kullandığınız toniğinizi uygulayabilirsiniz. Ancak tekrar makyaj yapacaksanız, biraz beklemelisiniz. Temizleme işleminden hemen sonra fondöten sürerseniz, cildiniz parlar ve fondötenin dayanma süresinde azalma meydana gelebilir.

7- Yoğun makyaj yapmıyorum. Bu yüzden makyaj temizleyici yerine tonik kullanmam yeterli olur mu?
Ne yazık ki hayır… Hiç makyaj yapmadığınız bir gün eve gidince yüzünüzü makyaj temizleyicisiyle temizleyip, sonra kullandığınız pamuğa bakın. Pamukta kirlilikler olduğunu fark edeceksiniz. Hava kirliliğinden dolayı cildimiz gün içinde çok zarar görüyor. Cildimizde makyaj olmasa bile bu kirliliklerden dolayı gözenekler tıkanıyor, siyah lekeler meydana geliyor. Bu yüzden makyaj yapmasanız bile cildinizi su bazlı bir makyaj tamizleyicisiyle temizleyin.

8- Makyaj temizleyici ürünlerin cildi tedavi edici bir etkisi var mı?
Her gün cildinizi temizleyerek, cildinizin yaşlanma sürecini geciktiriyorsunuz. Yani makyaj temizlemek, gelecek için yatırım yapmak demektir. Bazen bu temizleme işlemi sayesinde farkında olmadan cildinizde meydana gelen bakterilerden arınıyorsunuz, bazen de tıkanmış gözenekleri boşaltıyorsunuz. Bir şekilde cildinizin yaşlanmasına neden olan sorunları tedavi etmiş oluyorsunuz.

9- Su bazlı, süt bazlı, yağ bazlı ya da üçü birarada olan makyaj temizleyiciler bulunuyor. Hangisini kullanmam gerektiğini nasıl anlayacağım?
Makyaj temizleyici ürün seçmekte en önemli etken cilt tipiniz. Bir dermatolog yardımıyla yağlı, kuru ya da karma cilde mi sahip olduğunuzu öğrenmekle işe başlamalısınız. Ardından kriterleri azaltarak cildinizin isteklerini dinlemeyi öğrenmelisiniz. Bazı günler yumuşaklık, bazen ise ferahlık isteyebilir. Her durum için farklı bir ürün kullanmanız gerekiyor. Unutmayın, makyaj temizleme mutluluk ve zevk anı olmalı.

10- Sabun formundaki makyaj temizleyicileri hassas ciltlere zarar verir mi?
Eskiden zarar verirdi ama teknolojinin gelişmesiyle birlikte elde edilen yeni formüller hiçbir şekilde hassas ciltleri olumsuz yönde etkilemiyor. Bu ürünleri hiç korkmadan kullanabilirsiniz.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Obezite Ve Diyabetle Savaşan Yeni Bir İlaç Bulundu

Yeni geliştirilen bir ilaç, kan şekeri düzeylerini kontrol ederek diyabeti ve obeziteyi önlüyor.

Çift görevli bu yeni ilaç fareler üzerinde denenmiştir. Indiana Üniversitesi laboratuvarlarında kimyagerler tarafından geliştirilip denenmiştir. Pankreasa enjekte ediliyor bu kimyasallar ilgili yerlere sinyaller gönderiyor ve iki hormon özelliklerini birleştirerek hedefe varıyor. İnsülin salgılayan pankreas ek desteğini bu ilaçtan alıyor.

Tip 2 diyabet olan kişilerde inkretinler olarak bilinen bu düşük hormon düzeyleri bu ilaç ile düzenlenecek. Diyabette oluşan bu kusuru yok edip düzenlerken fazla kilo artışının da önü kesilecek. Daha az yan etkiye sahip bu ilaç, bulantı, kusma ve karın ağrısı yapabiliyor. Gastrointestinal yan etkileri diğer ilaçlara oranla çok daha az.

Glisemik indeks kontrol altına alınıyor, GLP-1 ve GIP hormon etkileri tek bir hedef olarak belirlenip reseptörler vücutta kontrol ile birlikte işleniyor. Farelerde turbo şarj özelliğinden gözlenebilen bir kilo kaybı da görülmüştür. İlaç, kilo kaybını obeziteyi önlemek adına gerçekleştiriyor. 6 hafta sonunda etkin sonuçlar alınmaya başlanıyor. İlaç kombinasyonları ile ileride daha neler yapılabileceği ise halen araştırma konusu.. .Kaynak.7gunsaglik

Nasıl ve Neden Rüya Görürüz?

Rüya analizi yapılır mı? Bazı hastalar rüya analizi yöntemiyle tedavi ediliyor. Nasıl ve neden rüya görürüz Dr. Kaya anlatıyor..

Doç. Dr. Nusret Kaya, hastalarını rüya analizi metoduyla tedavi ediyor. Rüya analizi, ‘rüya tabiri’ demek değil. Peki nasıl yapılıyor? Rüya Çığlıkları adlı yeni kitabı rehber niteliğinde.

Psikiyatr Doç. Dr. Nusret Kaya, ABD, İngiltere ve Çin’de rüya analizinin tedavi yolu olarak kullanıldığını söylüyor.

Laboratuvarlarda yapılan çalışmalara göre, bir kişinin gözlerine uyuduktan yaklaşık bir saat sonra hafif bir ışık tutarsanız gözbebeklerinin sağa sola doğru hızlı bir şekilde hareket ettiğini izlersiniz.

Bu REM dönemi. Sekiz saatlik bir uykuda 4-5 kez REM dönemi yaşanıyor. Rüyalar yüzde 85 bu dönemde görülüyor.

Hatırlayan beyin bölümü tıpta ‘korteks’ diye adlandırılıyor. Kaya, kitaplarında buna ‘üst beyin’ diyor.

Biz bu üst beyinle okuyoruz, yazıyoruz, geçmişi hatırlıyoruz. Üst beyni en akıllımız bile yüzde 28 oranında kullanıyor.

Alt beyinse yüzde 72… Rüyalar, tam bu sırada önem kazanıyor.

Kaya’ya göre, rüyalar geleceği haber vermiyor ama ‘şimdi’yle ilgili önemli ipuçları içeriyor.

Göğüs Kaybına Son

Karın bölgesinde oluşan fazla yağ dokuları memelerini kaybeden kadınlar için umut oluyor.


Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turgut Ortak kanser tedavisi nedeniyle memelerini kaybeden kadınların psikolojik sorunlar da yaşamaya başladığını hatırlattı. Plastik cerrahi alanında uygulanan bazı tekniklerle kadınların yeniden memeye kavuşabildiklerini söyleyen Ortak, bu durumdaki kadınlara, “Gereksiz yere kendinizi üzmeyin, psikolojinizi bozmayın” tavsiyesinde bulundu.
Meme kanseri tedavisine yönelik cerrahi yaklaşımların son yıllarda değişkenlik kazandığını vurgulayan Doç. Dr. Ortak, “Önceden meme kanseri tedavisinde öncelikle bütün meme dokusu alınıp, kanserin tekrarlamadığından emin olunduğu zaman, yani iki, üç yıl beklenmesi gerektiği yönünde bir inanış vardı. Son yıllarda yapılan değerlendirmeler sonucunda bu beklemenin çok yararı olmadığı ortaya konuldu” dedi.

Tedavi için memesi alınan kadının ameliyattan uyandıktan sonra meme dokusunun yerinde olmadığını görmesinin büyük bir yıkıma neden olabildiğine işaret eden Ortak, yeni tekniklerle bunun da önüne geçilebildiğini söyledi. Kanserli bölgenin alınmasının hemen ardından, aynı seansta yeni meme oluşturulabildiğini vurgulayan Ortak, “hastalarımız uyandığında göğüslerinin kaybolmadığını görüyor; hem kanserden kurtuluyorlar hem de göğüsleri yerinde kalıyor. Göğüslerini kaybeden kadınlar, kendilerine karşı güvensizlik hissederler. Bu yöntem ile vücutlarında bir eksikliğin olmadığını görüyorlar ve daha huzurlu yaşıyorlar” diye konuştu.

Yeni yapılan memenin karın bölgesinden sağlanan yağla oluşturulduğunu ifade eden Doç. Dr. Ortak, böylece karın bölgesinde oluşan fazla yağ dokusunun da bu şekilde değerlendirildiğini ifade etti. Ortak, şöyle konuştu:
“Meme dokusundaki kanserli bölgenin temizlenmesi yönünde yapılan ameliyatın özelliğine göre değişik yöntemler var. Ancak en yaygın olarak ve en doğal olarak kullandığımız, karında, özellikle doğum yapmış hanımlarda göbek ve kıllı bölge arasındaki karın estetiğinde kaldırıp attığımız yağ dokusunu, karın bölgesindeki bir kasla birlikte, alınmış olan meme dokusunun yerine yenisini oluşturmak üzere kullanıyoruz. Bu şekilde zaten büyük çoğunluğu yağ dokusundan oluşan meme dokusuna en doğal ve en yakın dokuyu getirmiş oluyoruz.

Hastalar memesi alınacak şekilde ameliyata giriyorlar, onkologlar bu kanserli meme dokusunu aldıktan sonra işlemlerini bitiriyorlar ve biz devreye giriyoruz. Onkologların operasyonunun ardından 1 ile 2,5 saat süren bir ameliyatla karın bölgesindeki fazla yağ dokusunu meme oluşturmak üzere kullanıyoruz.”

Hastaların bu şekilde aynı dokuya sahip bir memeyle karşılaştıklarını ve bu nedenle eksik bir organlarının bulunmadığını hissettiklerini belirten Ortak, psikolojisi, ruhsal durumu, kendine olan güveni düzelen kadının hastalığın artık ölümcül olmadığına da kanaat getirdiğini belirtti.

Erkeklerin de meme kanseri olabildiğini hatırlatan Turgut Ortak, erkeklerde de meme dokusu bulunduğunu ve her iki cinsiyette de meme kanserinin görülebileceğini ifade belirtti. Erkeklerde memenin küçük olması dolayısıyla kanserin geç fark edildiğini işaret eden Ortak, bu durumun hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini ve ölümcül olabildiğini sözlerine ekledi..Kaynak.http://7gunsaglik.com .,

Tansiyon Bilekliği Kullananlar Dikkat

Sağlık Bakanlığı, ’’tansiyonu düzenlediği ve ilaç kullanımını azalttığı’’ iddiasıyla tanıtılan ’’Jintong Kan Basıncını Düzenleyici Bileklik’’in satışının durdurulmasına ve piyasadan toplatılmasına karar verdi.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Saim Kerman, il sağlık müdürlüklerine gönderdiği yazıda, www.jintong.com.tr, www.tansiyondur.com, www.tansiyonbilekligi.com, www.medikalmarket.com internet adreslerinde satışı ve tanıtımı yapılan ’’Jintong Kan Basıncını Düzenleyici Bileklik’’ reklamlarında, ürünün ’’hem yüksek hem de düşük tansiyonu dengelediği, ilaç kullanımını azalttığı, kısmen ya da tamamen ilaçların yerine yardımcı olduğu’’ şeklinde sağlık beyanı kullanıldığına dikkati çekti.

Sağlık beyanında belirtilen cihaz endikasyonuna göre, söz konusu ürünün Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında, ’’Aktif tedavi edici tıbbi cihaz’’ olarak üretilip sertifika alınarak piyasaya arz edilmesi gerektiğini belirten Kerman, bilekliğin, ürün güvenliğine ait EC sertifikası, teknik dosya, bilimsel yayın veya klinik araştırma raporu olmadan piyasaya arz edildiğinin belirlendiğini bildirdi.

SATIŞINA DURDURMA VE TOPLATMA
Kerman, sağlık ve güvenliğin korunması, halk sağlığının gözetilmesi amacıyla ’’Jintong Kan Basıncını Düzenleyici Bileklik’’in alım ve kullanımının durdurulması, satın alınanların satıcısına iade edilmesi, internet veya başka kanallardan tanıtım yapan firmaların satışlarının ivedilikle durdurulması, satılanların geri çekilmesi, geri çekilen ürünlerin üreticisine iade ya da bertaraf edilmesi gerektiğini belirtti.

AKTİF EDİCİ CİHAZ
Tıbbi Cihaz Yönetmeliği’ne göre, bir hastalığın, yaralanmanın veya sakatlığın tedavi edilmesi veya hafifletilmesi için tek başına veya diğer tıbbi cihazlarla birlikte biyolojik yapıları veya fonksiyonları destekleyen, değiştiren, yerine koyan veya yenileyen tıbbi cihazlar, ’’aktif tedavi edici cihaz’’ olarak tanımlanıyor.Referans.7gunsaglik.com.tr,

Panik Atak ve Kalp Krizi – Dr. Mehmet Yavuz

Uzmanlar her insanın stres altında ömrü boyunca 2-3 kez panik atak yaşayabileceğini ancak panik atak halinin kalp kriziyle karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

Ani ve beklenmedik durumlarda çarpıntı nefes darlığı, titreme, terleme, elde kolda uyuşma ölüm ve delirme korkusu şeklinde kendini gösteren panik atağını her insanın hayatında 2-3 kez yaşadığını vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, panik atak geçiren kişinin kalp kriziyle karıştırılmaması konusunda uyarıda bulundu.


Aşırı stres ve yorgunluk dönemlerinde ortaya çıkan hastalığın aslında insan beyninin kendisini korumak için geliştirdiği bir refleks olduğunu belirten Dr. Yavuz, “Ataklar sırasında tansiyonun yükselmesi normal ve sağlıklı bir tepkidir. Ataktaki hallerine bakarak tansiyon hastası ya da kalp hastası olduğu düşünülmemelidir. Şekeri ya da tansiyonu olan kişinin atak halinde şeker ve tansiyonun yükselmesi normaldir. Bu nedenle doğru nefes kontrol teknikleriyle hastanın atakla nasıl baş edebileceğini bilmesi önemlidir” diye konuştu.

Panik atağa etken olan en önemli nedenler arasında aileden birinin ölümü, ayrılık hali ve yalnızlığa sebebiyet verecek her türlü nedenin sayılabileceğini ifade eden Yavuz, ölçülebilen en uzun atağın 10 dakika sürdüğüne dikkat çekti.Referans.7gunsaglik.com.tr,

Lösemili Gizem İlik Nakli Beklerken Öldü

1 yıl önce lösemiye yakalanan 17 yaşındaki Gizem, tedavisinin yapıldığı hastanede hayatını kaybetti. İlik naklinin önemini ölmeden önce vurgulamıştı..

Adana’da 1 yıl önce lösemi hastalığına yakalanan lise öğrencisi Gizem Çınar’ın, Antalya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmeden önce, lösemi hastaları için ilik naklinin ne kadar önemli olduğunu anlatarak insanları bağış yapmaya davet ettiği ortaya çıktı.

Lise 2. sınıf öğrencisi Gizem Çınar (17), 1 yıl önce ayaklarındaki ve bacaklarındaki ağrılar nedeniyle gittiği hastanede lösemi hastası olduğunu öğrendi. Öğrenimini yarıda bırakarak tedavi olmak için Ankara’ya gitmek zorunda kalan Gizem Çınar, daha sonra Antalya’ya gelerek tedavisini burada bir özel hastanede devam ettirdi. Bu arada Gizem için öğrenciler 81 ilde "Kanında Hayat Var" isimli bir kampanya başlattı. Bu kampanya sayesinde Gizem’e uygun ilik Portekiz’de bulundu ancak geç bulunduğu için nakil yapılığında kanserin Gizem’in diğer organlarına da sıçradığı ortaya çıktı. Çınar, bu kez de böbrek ve bağırsaklarına sıçrayan kanserle mücadele etmeye başladı ancak 12 Ocak günü verdiği hayat mücadelesini kaybetti.

Gizem için vasiyeti üzerine çok sevdiği okulunun bahçesinde tören düzenlendi. Törende Gizem’in duygu dolu veda mektubu herkesi ağlatırken, genç kızın hayatını kaybetmeden önce lösemi hastalarının çektiği ızdırabı ve ilik naklinin ne kadar önemli olduğunu anlattığı bir video ortaya çıktı.

Çınar videoda, günlerini kemoterapi alarak bir odanın içerisinde geçirmenin çok zor olduğunu anlatarak, "Çeşitli yan etkilerle uğraşıyorum, odadan dışarıya çıkamıyorum, sevdiklerimizi göremiyoruz ve bu süre ne kadar uzarsa biz o kadar çok üzülüyoruz. Lösemi olan herkese mutlaka ilik nakli yapılması gerekiyor çünkü lösemi tekrar etme oranı çok yüksek bir hastalık. Löseminin tedavi yöntemleri var ama tedavi olduktan sonra 5 yıl tekrar etme riskiyle karşı karşıyayız, sürekli hayatımızı dikkat etmekle geçiriyoruz, grip olduğumuzda bile hematolojiye gidiyoruz çünkü her an o hastalığın tekrar edip etmeyeceği korkusuyla yaşıyoruz. Bu yüzden de herkesi ilik bağışı yapmaya çağırıyorum" dedi.

İlik bağışı yapmanın çok kolay olduğuna, ilik nakli yaptıranların herhangi bir acı hissetmeyeceğine dikkat çeken Çınar şöyle devam etti:

"Herhangi bir organınızı eksilmeyecek, sadece kanındaki kök hücreleri bizimle paylaşacaksınız. Bu zaten sizde var olan bir şeydir. Size çeşitli aşılar yapacaklar. 5 günlük aşıyla kök iliğinizdeki kök hücreler kanınıza geçecek. İlik bağışı yapabilmek için iki yöntem var. Birinci yöntem periferden kan alma yöntemi, ikinci yöntem kalçadan kan toplama yöntemi. Periferden kan alma yöntemi çok basit, bir günde kan bağışı yapabilmenizi sağlıyor. Sizi bir makineye bağlıyorlar, iki kolunuzdan damar yolu açılıyor, o makine sizin kanınızı çekiyor ve makine sizdeki fazla kök hücreleri alıyor ve diğer damar yolundan fazla kanı size tekrar gönderiyor. Bu işlem yaklaşık 4 saat sürüyor, 4 saat sonunda yürüyerek evinize gidebiliyorsunuz. Sadece 4 saatinizi vererek bir canı kurtarabilirsiniz. Diğer yöntemse kalçadan kök hücre toplama yöntemi, bu sistem ise yaklaşık 1 saat anestezi altında bir litre ilik ve kan karışımı alınıyor, sonra sizden alınan 1 litre kan size geri veriliyor ve 1 gün hastanede yattıktan sonra evinize gidebiliyorsunuz. Sadece kanınızı paylaşıyorsunuz, iliğinizdeki kök hücreleri bizimle paylaşıyorsunuz. Yaklaşık en fazla 2 gününüzü harcayarak bir can kurtarıyorsunuz."

Çınar, bu hastalığın tek çaresinin ilik nakli olduğunu belirterek, "İyileşmem için tek çare bu. Benim tedavi olma gibi bir şansım yok. İlik beklerken bu odaya daha çok bağlı kalıyorum. Daha fazla enfeksiyon riski var ve bu enfeksiyonlar bizim için can kaybına kadar gidebiliyor. Ayrıca daha çok hastane içinde yaşıyorum. Normal hayatımdan çok uzaktayım, sevdiklerimi göremiyorum. Bu yüzden ilik bağışı yaparak birkaç gününüzü harcayarak hayat kurtarabilirsiniz. Bu nedenle hepinizin ilik bağışına çağırıyorum" diye konuştu.
Referans.7gunsaglik.com.tr

Çocukların Bağışıklık Sistemi Normal Doğumla

Sezaryenle doğan çocuklar normal doğumla doğanlara göre daha farklı bir bağırsak florasına sahip.

Bunun bağışıklık sistemi için ne ifade ettiği ise halen bilinmiyor. Bu çalışma için fare yavruları ve klinik deneyler kullanılmıştır. Sezaryenle doğan bebeklerin bağışıklık sistemlerinin daha güçsüz ve savunmasız olduğu için bu hücrelerin geliştirilmesi gerekiyor. Anne bakterisi burada önem taşıyor. Doğal yolla yani normal vajinal doğumla doğan bebekler anne bakterisinden daha çok yararlanıyor.

Anne bakterisi ise bir bebek için çok önemli. Hijyen hipotezine göre bebek bünyesi zararlı bakterilerle doğal yararlı bakterileri ayırt edebiliyor. Sezaryen doğumda yararlı olan bağışıklığı destekleyen bakterilerden daha az yararlanılıyor. Tip 1 diyabet ve benzeri otoimmün hastalık riskleri de daha yüksek. Normal doğumla doğan çocuklar daha dayanıklı.
Kaynak.7gunsaglik

Kanserli Çocuklarda Kalp Hastalığı Riski

Kanserle savaşan hayatta kalmayı başaran çocuklarda kalp hastalığı riski muhtemeldir.

Bu çocukların %70inde ileride gelişmesi muhtemel kardiyovasküler hastalık riski vardır. Kronik sağlık durumunu tetiklemektedir. Kalp hastalığı inme ve diyabet gibi riskler söz konusudur. Bu metabolik bir sendromdur. Çocukluk çağında kanser olanlar %7 ila %60 arasında metabolik sendrom prevalansı içindedir. Teşhisi mühimdir ve şu belirtilerle gelir.

Abdominal karın bel yağlanması,
Yüksek kan basıncı,
Yüksek kan şekeri,
Yüksek trigliserit,
Düşük HDL kolesterol seviyeleri.

Metabolik sendrom prevalansı yağ ve şeker içeriği yüksek olan diyetler gibi kötü beslenme alışkanlıkları ile ilişkilidir. Düzgün beslenmemek obeziteyi kalp hastalıklarını ve kanseri çağırır. Katılımcılar medikal ve laboratuvar testlerine tabi tutulmuştur. Kadınlarda bu risk 2.4 kat daha fazlayken erkeklerde 2.2 kat fazladır. Kanser geçirmek kötü yaşam tarzı alışkanlıkları kötü beslenmek ve obezite bunların nedenidir.
Kaynak.7gunsaglik

Çocukluk Çağında Okumanın İlerideki Yararları

Okuma yeteneği gelişmiş, sağlık, eğitim, sosyoekonomik alanlarda ileri çocuklar ileride yaratıcı ve başarılı oluyor.

Kitap, dergi, gazete okuma alışkanlıkları küçük yaşlarda kazandırılmalı. Metinlerden bilgi elde etmeleri nitelik kazanmaları için önemlidir. Bilişsel yetenekleri ilerler ve gelişir. 2000den fazla kişi okuma ve zeka üzerine değerlendirilmiştir. 7-16 yaş arası çocuklar değerlendirilmiştir. Okuma oranı arttıkça ileride genel zeka düzeyleri de artacaktır. Genel zeka testlerindeki durumları bunu açıklıyor.

Sözsüz zeka, gelişmiş kelime bilgisi ve genel kültür düzeyleri artmaktadır. Hayal etme soyut düşünebilme akıl yürütme alanlarında başarı okumakla elde edilebilir. Okumaya önem verilmeli ve geliştirilmelidir. Problem çözme yeteneği gelişir IQ sonuçları bile etkilenir. Matematik ve sayısal konular fiziksel aktivitelerde de başarıya bağlıdır. Mantık, matematik, müzik, uzam, bedensel kinetik enerjileri ve kişilerarası iletişim ve zekaları gelişir.
Kaynak.7gunsaglik

Diyabeti Önleyen ve Yöneten Bitkiler

Sağlığımız üzerindeki etkileri adeta bir yıkım gibi gerçekleşen diyabet yani şeker hastalığı mutlaka tedavi edilmelidir.

Tip 2 diyabet sonucu kötü yaşam tarzı kurallarına geçenlere iyi haber. Fazla alkol ve fazla şekerli besinlerden uzak durmak önemli. Bu da bir tür bağımlılık ve üstesinden gelmeniz gerekli. Bazı otlar bu konuda size yardımcı olacak. Şeker hastası olmayanlar dahi şeker tüketimini dengelemeli.

Lezzetli gıdalar yerine sağlıklı ev yemeklerine yönelmeli. Hamur işlerinde şeker yerine tarçın, bal, tatlı baharatlar veya meyveleri kullanın. İnsülin alanlar veya hipoglisemik ilaçları alanlar kan şekerini düzenliyor. Bitkisel tedavide ise sizi ilaçlara ek olarak sağlıklı tutmak amaçlanıyor. Bitkisel tedaviye başlamadan önce doktorunuza danışın. İşte diyabete iyi gelen bazı bitkiler:

Elma, acı kavun, dulavratotu kökü, keçiboynuzu, tarçın, karahindiba kökü, çemen, sarımsak, dikenli armut, çay, beyaz barbunya, keçisakalı, stevya.

Keçiboynuzu çayı tarifi:
Kana şeker salınımını yavaşlatır. Bir fincan içerseniz şeker isteğinizi yatıştırır.
Doğranmış ve kavrulmuş keçiboynuzu içi gerekiyor.

Çayı demleyip ham organik bal katılabilir. Baharat, nane şekeri, portakal tatlarıyla ile uyumludur denenebilir. Tek başına da aroma ve lezzeti iyidir. Kapalı kapta yavaşça birkaç taşım kaynatın. Altını kapatıp 5 dakika demlenmeye bırakın. Sıcak servis yapın..Kaynak. .,

Diyabette Kan Şekerini Değiştiren Sebepler

Kan şekerimiz bir düşüyor bir yükseliyor. Şeker hastaları hangi nedenlerden etkileniyor?,

Kan şekerini yükselten nedenlere bir bakalım. Kafein, sıfır kalorili siyah kahve bile hatta siyah çay, yeşil çay ve enerji içeceklerinde kafein var. Kan şekeri kontrolünü kötü etkileyebilir. Tip 2 diyabet sebebi olabilir. Şekersiz gıdalar da şekerimizi yükseltiyor. Nişasta, yağ, lif ve karbonhidrat karışımlı şekersiz gıdalar ani kan şekeri yükselmesi sebebi. İş stresi de kan şekerini yükseltiyor. Boğulmuş derecede sıkılmak mutsuz hissetmek buna dahil. Tip 1 ve tip 2 diyabette bu durum aynı. Derin nefes alıp arada egzersiz yapın mola verin. Simit ve özellikle beyaz hamurlu gıdalar kan şekerini yükseltir. Bir dilim ekmekten daha kötüdür, karbonhidrat deposudur.

Küçük porsiyon yemeye çalışın. Kuru meyveler de tehlikeli. Kuru üzüm, kızılcık veya kirazı az tüketin karbonhidrat deposudur. Doğum kontrol hapları da östrojen dengesini bozar insülini etkileyebilir. İğne ve implant şeklindeki korunma yöntemleri diyabette daha güvenlidir. Vejetaryen diyet ise aksine kan şekerini düşürür ve daha dengeli bir hale getirir. Tam tahıllı bitkisel ve sebze ağırlıklı beslenmek karbonhidrattan uzak durmak şekere iyi gelir. Yatmadan hemen önce hafif bir şey yenilebilir, iyi uyumak da diyabette önemlidir. Fazla sıcaktan ve alkolden kaçınmak, egzersiz yapmak, menopoz gibi kadınsal hormonları dengede tutmak da önemlidir..Kaynak. .,

Diyabet Hastaları İçin Kahvaltı Önerileri

Protein ve yağ içeren doyurucu bir kahvaltı tip 2 diyabet hastaları için açlık ve kan şekeri kontrolünü sağlar ve ideal bir seçenektir.


3 ay boyunca dengeli kahvaltı düzenine giren diyabet hastalarının 3 ay sonra ölçülen kan şekeri (glikoz) seviyelerinde önemli gelişmeler görülmüştür. Bu hastaların üçte biri diyabetik ilaç kullanımını azaltmıştır. Düzenli kahvaltı düşük vücut kitle endeksine de kavuşmamızı sağlıyor yani kilo kontrolünü sağlıyor.

Kapsamlı kahvaltıyı seçenlerde kilo düşüşü ve kan basıncının normale dönüşü gibi olumlu sonuçları alınmıştır. Kan şekeri seviyesi de dengelenmiştir. Bu kişiler günün kalan kısımlarında daha az acıkır. Ayrıca yemeğe olan düşkünlükleri de azalır.

Protein açısından zengin bir büyük bir kahvaltı, açlık hormonunun önüne geçer. Aksine karbonhidrata yönelmek 15 dakika sonra bile kan şekerini yükseltebilir ve acıktırıp yemeğe yönlendirir. Yani glikoza, şekere dönüşür. Protein ve yağ ile dengelenmiş güzel bir kahvaltı ile güne başlayın..Kaynak.http://7gunsaglik.com .,

Varis Tedavisinde Clarivein Yöntemi Nedir?

Varisli damarlara bir tür tel enjekte ediliyor ve ilaç desteğiyle Clarivein yöntemi uygulanıyor. Varis tedavisinde gelinen son nokta bu.

Varisli damara iğneyle tedavi edici tel yerleştirilerek içten kapatıcı ilaç enjekte edilen ”Clarivein” yöntemi, damarın içten kapanmasını sağlayarak hastanın anında günlük yaşantısına dönmesine imkan tanıyor.

Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve Türkiye’de de kullanılmaya başlanan Clarivein yöntemiyle, varis tedavisinin kolaylaşarak muayenehane veya poliklinik ortamlarında tatbik edilebildiğini söyledi.

”TEDAVİDEN SONRA ANİDEN YÜRÜMEK MÜMKÜN"

Yöntemin en büyük avantajının tedavide enerji yerine ”kimyasal ajan” kullanılarak damara ”anjio” yapılması olduğunu anlatan Bozkurt, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Clarivein yöntemiyle uygulama yapılırken varis yoğunluğu olan bölge yüzeysel olarak uyuşturuluyor. Ultrason cihazının da kullanıldığı bu yöntemde, iğneyle damarın içine girilerek tedavi edici tel uygun yere yerleştiriliyor ve damar içinde dairesel hareket sağlanarak, aynı anda damarı içten kapatıcı ilaç enjekte ediliyor. Böylece varisli damarın anında içeriden kapanması sağlanıyor. Genellikle 12 milimetre damar çapının altındaki varislerde uygulanan yöntemde, her hasta tedavisinden sonra uygulama yapılan cihaz atılıyor. Damar çapı 12 milimetre üzerinde olan tedavilerde ise lazer veya radyofrekans kullanarak yüzde 98 başarı elde ediliyor. Clarivein yöntemiyle 10-15 dakikada işlem tamamlanarak, hastanın anında yürümesi mümkün oluyor.”

”İKİ BACAK AYNI SEANSTA DÜZELTİLİYOR"

Prof. Dr. Bozkurt, uzun yıllar açık cerrahi ve genel anestezi yöntemiyle tedavi edilen varis hastalarının, ortalama iki gün hastanede yattığını dile getirerek, ”Varisli damar soyularak çıkartılır, hasta büyük bir operasyon geçirmiş olur ve normal hayatına iki haftadan önce dönemezdi. Öte yandan önce bir bacak ameliyat edilir, ağrı ve sızı çok olur, estetik olarak çok yerde kesik ve dikiş olduğundan operasyon sonrası görüntü oldukça çirkin olurdu. Ayrıca açık cerrahiyle yapılan ameliyat sonrası varisin tekrarlama olasılığı daha yüksekti. Clarivein yöntemiyle hastanın iki bacağında sorun varsa aynı seansta düzeltilebiliyor, artık hasta hasta olmaktan çıktığı gibi bacakları estetik olarak güzel bir görüntüye sahip oluyor.

Doktora erken başvurulması durumunda Clarivein tedavi sonrasında, hastanın varis çorabı kullanmasına gerek kalmadığını belirten Bozkurt, hastanın hareketlerinde ve yaşam tarzında herhangi bir kısıtlama olmadığını kaydetti.

VARİSTEN KORUNMAK İÇİN TAVSİYELER

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Bozkurt, damarlarda dıştan görünen şişkinlik ve morluk olmadığı sürece insanların varis olabileceği ihtimalini aklına getirmediğine işaret ederek, ”Ancak gün boyu çalışıp akşam eve geldiğinizde bacaklarda belirgin olarak ortaya çıkan ağrı varsa, yürümek çok acı veriyorsa, ayak bileklerdeki şişkinlik, çorap lastiklerinin bacakta tutunduğu yerde derin lastik izleri varsa bunlar varis için belirti olabilir” dedi.

Kişinin, öncelikle ailede genetik olarak varis olması durumunda risk altında olduğunu vurgulayan Bozkurt, şu tavsiyelerde bulundu:

”Oturarak çalışıyorsanız saatte bir kalkıp gezinin. Uzun süre hareketsiz kalmayın. Dar giysiler giymekten kaçının. Beslenmenize bir uzmandan bilgi alarak dikkat edin. Yaşınız ve boyunuza orantılı kiloda olun. Yazın sıcak günlerde bacaklarınızı soğuk su ile yıkatın. Geceleri ayaklarınızı 5-10 santimetre yukarıda tutarak uyuyun.”
Referans.7gunsaglik.com.tr

Kadınlarda Görülen Kanser Türlerinin 10 Belirtisi

Jinekolog kontrolü, düzenli mamografi ultrason taramaları bir dönemden itibaren kanser teşhisinde çok önemlidir.

Bu belirtileri bilmek erken teşhise ve tedaviye götürerek hayat kurtarır. İşte kadınlarda görülen kanser türlerinin en çok karşılaşılan 10 belirtisi.

1.       Memede değişiklikler. Göğüs ve memede yumrular, sertlik hissedilirse hemen mamografi çektirilmelidir. Meme ucunda pullanma, dökülme, kanlı ya da sıvı akıntı gelmesi de kötüye işarettir. Meme ucunun renk değiştirmesi de yaşanır, çukurlaşma, şişme, kızarma da meme kanseri belirtileridir.

2.       Düzensiz kanama. Menopoz döneminde adet görmek mümkün olmasa da kanamalar kanser belirtisi olabilir. Ufak bir kanamada bile doktora gidin. Rahim ağzı kanseri belirtisi olabilir. Vajinal kanamalarda ultrason çekilir biyopsi yapılabilir.

3.       Rektal kanama. Kolon kanseri kadında en sık görülen 3 kanser türüdür. Hemoroidde rektal kanama görülür. Koyu kırmızı kan görülür. Kolonoskopi veya rektal muayene yapılır.

4.       Deşarj. Vajinada kötü koku ve sızıntılarla kendini dışarı vurur. Enfeksiyon da sebebi olabilir.

5.       Şişkinlik. Yumurtalık kanserinde sıkça yaşanır. Yemek zamanlarında şişkinlik olur, sık idrara çıkılır, bağırsak mesane değişimleri görülür.

6.       Nedensiz kilo kaybı veya alımı. Diyet ve spor değişikliğiniz olmadan nedensiz kilo alma verme durumunuz varsa doktora gidin.

7.       Kalıcı öksürük. Birkaç hafta süren alerji kaynaklı olmayan inatçı öksürükler kanser belirtisi olabilir. Sigara içiyorsanız akciğer kanseri olabilirsiniz. Röntgen veya CT yapılır.

8.       Lenf nodlarında değişimler. Boyun ve kol koltuk altı lenf nodüllerinde sertlik görülebilir. Şişlik morarma görülebilir.

9.       Yorgunluk. Aşırı yorgunluk kolon ya da mide kanseri işareti olabilir. Kan kaybına yol açacaktır. Tiroid testleri yapılır muayene gerekir.


10.   Cilt değişimleri. Gözle görülür farklar oluşabilir. Tahriş olan ve yaralı bir cilt size işarettir.
Kaynak.7gunsaglik

Göğüsleriniz Hakkında Bilmediğiniz 11 Gerçek

Kadınlar göğüslerine mümkün mertebe en iyi özeni gösterir, estetiğine önem verirler.

Fakat buna karşın bir çok kadın göğsünden daha büyük sütyen kullanır. İç çamaşır satıcılarına göre kadınlar göğüs ölçülerinden daha büyük sütyenleri seviyor ve kullanıyor. Yaklaşık 1 bedene kadar daha büyük çamaşır giyiyorlar. Muhtemelen birçok kadın yanlış ölçüde iç çamaşırı kullanıyor. Yine birçok kadın anketlere göre kendi göğüslerinden memnun değil.

Dekolte giyememekten verimli görünüm elde edememekten şikayetçiler. Yatak odasında göğüslerinin yeterince ön plana çıkamadığını, cinsel anlamda tahrik uyandırmadığını düşünen kadınlar da oldukça fazla. Egzersiz yaparken göğüslerin yaralanması, ağrıması, zarar görmesi birçok kadın tarafından aldırış edilmeye bir konu.

Oysa ki göğüslerin zarar görmemesi gerekli. Daha yumuşak tempoda egzersiz yapmalı ve göğüslere yük bindirmemeliyiz. Rahat etmek için normal yaşamda ve spor yaparken spor sütyeni giyilmelidir. Sert ve sıkan çamaşırlar göğse zarar verir. Meme büyütme estetik cerrahisine karşı olan talepler hala oldulça yoğun.

Kadınlar büyük göğüslü olmaya çalışıyor. Kadınlar estetik anlamında en çok meme cerrahisine tercih ediyor. Sütyenlerde ise son çıkan modelleri ve seksi iç çamaşırlarını büyük hevesle satın alıyor. Ayrıca göğüslerin seks sırasında orgazma katkıda bulunduğunu düşünen kişilerin sayısı da oldukça fazla.
Kaynak.7gunsaglik

Silikon Yağ Tamponadı

Vitrektomi ameliyatından sonra ayrışan dokuların mekanik olarak yapıştırılması gerekir. Bu amaçla pratikte kullanılan iki yöntem vardır. Biri gaz infüzyonu, diğeri ise silikon yağ infüzyonudur. Göz içi boşluğunda gaz infüzyonuna kıyasla daha uzun süreli bir basınç oluşturulması isteniyorsa silikon yağ uygulaması tercih edilir. Bu yönteme yaygın ve kronik hasarın olduğu lezyonlarda daha fazla başvurulur.
Silikon yağının kalıcılık bakımından gaz infüzyonuna göre bazı avantajları olsa da en önemli sorunu tedavi tamamlandıktan sonra bu yağın boşaltılması gerektiğidir..Kaynak.http://7gunsaglik.com .,

Egzersize Bağımlı Hale mi Geldiniz?

Fiziksel ve psikolojik anlamda egzersize bağımlı hale gelmiş olabilirsiniz.

Uykuya, yemeğe, gezmeye ve her şeye karşı onu tercih ediyorsanız durup bir daha düşünün. Yaşamınızı devralmasına sizi kötü etkilemesine izin vermeyin. Her bağımlılık gibi spor düşkünlüğü de aşırıya kaçmamalıdır. Sizi negatif mi pozitif mi etkiliyor önce bunu sorgulayın. Yapmayınca beyinde yoksunluk hissediyor ve belirtileri yaşıyor musunuz? Günlük faaliyetlerinizin önüne geçip sizi kontrol mü ediyor?

O zaman yardım almanın zamanı gelmiştir. Yeterlilik ve kontrol fiziksel ve duygusal hayatınızı önlememeli. İlişkilerinizi, kariyerinizi bir takıntıya değişmeyin. Aşırı egzersiz ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatır. Fazla spor hasta eder kolayca yenilirsiniz. Boğaz ve baş ağrısı, vücut ağrısı, iştah kaybı görülür. Uyku sorunları başlar, eklem ve kas ağrıları, kemik zayıflığı, kansızlık ve hormonal dengesizlikler görülür.

Depresyona kadar bile gidebilir. Gerginlik, depresyon ve anksiyete de ileri düzeylerde başlayabilir. Obsesif kompulsif bozukluk, yüksek benlik empoze beklentileri ve narsisizm dahil olmak üzere bazı kişilik özellikleri ile ilişkili olabilir. Kontrol kaybı, zaman, niyet, erteleme problemleri, çekilme vazgeçme varsa siz de egzersiz bağımlısı olabilirsiniz.
Kaynak.7gunsaglik

Bu Diyet Listesi İle Yaza Hazır Olun

11 günde 4 kilo vermenizi sağlayan standart diyet listeniz ve uzman tavsiyeleri sizlerle..

Yumurta, karbonhidrat ve balığı beslenmenizden eksik etmeyin. Yemeğe çorba ile başlayın ve ara öğünlerde süt ve yoğurt ile açlığınızı bastırın. Bu şekilde beslenerek 11 gün gibi kısa sürede 4 kilo verip bir beden incelebilirsiniz

Hatalı uygulanan zayıflama diyetlerinin vücuttaki olumsuz etkileri yaklaşık iki yıl içinde oluşur. Sürekli yorgunluk, saçlarda dökülme, ara sıra ağız içinde beyaz yaraların oluşması, zor ve yorgun uyanma ile kısa mesafeleri yürürken bile oluşan nefes nefese kalma; dengesiz diyetlerde ilk gözlenen bulgulardır. Amerika’da Saint Louis Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan araştırmada; düşük kalorili zayıflama diyetinde süt, yumurta, balık, çorba ve tam taneli tahılların bulunduğu diyet ile sadece kırmızı et, yumurta, jambon ve nişastalı sebzeler hariç diğer sebzelerin uygulandığı diyetler karşılaştırılmış ve bunları uygulayanların vücut kompozisyonları değerlendirilmiştir. Her iki diyette iki ayda uygulayıcılar 7-9 kilo kadar verirken, balık içeren zayıflama diyeti uygulayanların kas kitlelerini daha iyi koruyabildiği görülmüştür. Fazla saf şeker içeren bir beslenme ile doymuş yağdan yüksek kırmızı et, jambon gibi yetersiz karbonhidrattan oluşan diyetler; uzun vadede vücudun yağ depolarını kullanmayı durdurmasından dolayı zayıflama diyetlerinde uzak durulması gereken yiyecekler olarak tanımlanmaktadır.

JAMBON İLE DİYET OLMAZ
Düzenli ve sürekli kilo verip kısa zamanda sağlıklı bir şekilde zayıflamak istiyorsanız, size vereceğim beş tüyoyu uygulamanızı tavsiye ederim:

 Yumurtasız güne başlamayın:
Yumurta içeren bir kahvaltı; iştahı artırıcı bir hormon olan grelinin azalmasına yardımcı olur. Eğer diyabetiniz yoksa, genetik olarak kalp hastalığına yatkınlığınız bulunmuyorsa; her gün bir adet yumurta yemeniz kanda iyi huylu kolesterolünüzün de artmasına neden olur. Yumurta yerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; iyi pişirilmiş olmalı ve yanında mutlaka koyu yeşil yapraklı taze sebzelerle tüketilmelidir.

 Karbonhidratları her öğünde bulundurun:
Sağlıklı karbonhidratları her öğünde bulundurun. Sağlıklı karbonhidrat; dirençli nişasta içeren, antioksidan ve vitaminden zengin olan ve bağırsakta sindirimi uzun süren türleri tanımlar. Buğday, yarma, bulgur, kepekli pirinç, kepekli makarna ve tam taneli tahıllardan yapılan ekmekler dirençli nişastayı yüksek düzeyde içerirler. Bunun dışında taze sebzeler, taze meyveler ve kuru yemişlerin kavrulmamış olanları da yüksek antioksidan, sağlıklı doymamış yağ asitleri ve prebiyotikleri içerdiğinden zayıflama diyetlerinde mutlaka olması gereken yiyeceklerdir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; tahılların hafif diri pişirilmesi, taze sebzelerin çiğ veya buharda servis edilmesi ve taze meyvelerin kabuklu tüketilmesidir.

 Ana öğüne çorba ile başlayın:
Sebze, kurubaklagil çorbaları; zayıflarken vücutta hasar yaratan radikal denilen bileşiklerden arınmayı sağlarken; tavuk, hindi, kırmızı etlerle hazırlanan taneli çorbalar ise beyinde seratonin denilen hormonun salgılanması ile yoğun tok kalma duygusunu sağlayabilir. Çorbaları tüketirken; taneli, yani çiğnemeye olanak sağlayan çeşitte olmasına özen gösterin.

CEVİZ KİLO KAYBI SAĞLAR
 Ara öğünde süt ve yoğurt:
Ara öğünde süt ve yoğurt tüketmek diyete bağlı stres bileşiklerinin oluşmasını engeller. Zayıflamaya bağlı konsantrasyon bozukluklarını dengeleyecek en önemli iki besin; süt ve yoğurttur. Süt ve yoğurdu yağlı tohumlar dediğimiz ceviz, fındık, fıstık, badem ve çekirdek çeşitleri ile yemek, daha hızlı kilo kaybı sağlar.

 Balık yiyerek kolay kilo verin:
Ana öğünde çorbanın ardından balık yiyenlerin kalori yakma hızının arttığı ve kolay kilo verdiği gözlenmiştir. Çünkü balığın sindirimi kırmızı ete göre daha kolay, hızlı ve sağlıklı bir metabolik yolla olmaktadır. Ana öğünlerden birinde ortalama 170 gram kadar balık yemek, hızlı kilo vermenin kilit formülüdür. Küçük ama hayat kurtarıcı bir formül vermek istiyorum. Eğer balıkları temizlerken deri, karın ve arka kısımlardaki yağları iyice sıyırırsanız kansere neden olan ve balığın bu kesimlerinde daha çok biriken dioksin, civa ve diğer toksinlerden de korunmuş olursunuz.

MUCİZE DİYET LİSTESİ
Bu diyeti ilk 11 gün uyguladığınızda dört kilo, 11’er gün yapmaya devam ettiğinizde en az ikişer kilo vererek hedefinize ulaşabilirsiniz. Bu diyeti uygularken saf şeker içeren hiçbir yiyeceği tüketmemeli, günde iki fincan şekersiz kahve içmeli, günde dört fincan açık siyah çay tüketmelisiniz. Ana öğünler öncesinde iki su bardağı ılık su içerek yemeğe başlamak şart. Diyete başladığınızda spora da başlamalı, iki günde bir 45-60 dakikalık yürüyüşler yapmalısınız.

KAHVALTI
 2 su bardağı oda sıcaklığında su
 1 adet yumurta
 1 ince dilim peynir
 4-5 adet yeşil zeytin
 1 ince dilim tam buğdaydan yapılmış ekmek
 Taze domates, salatalık, taze kırmızı biber, taze nane ve taze maydanoz

ÖĞLE
 2 su bardağı oda sıcaklığında su
 1 kase tercih edilen çorba
 170 gram fırın veya buğulama balık
 Az yağlı çoban salata

ARA
Öğle ve akşam yemeği arasında acıkınca aşağıdaki yiyecekleri farklı zamanlarda yiyin.
 1 su bardağı süt
 1 avuç içi kadar tercih edilen kuru yemiş
 1 çay bardağı yoğurt

AKŞAM
 2 su bardağı oda sıcaklığında su
 1 kase tercih edilen çorba
 1 küçük tabak kurubaklagil veya sebze yemeği
 1 orta boy taze meyve
 Az yağlı taze sebzelerden hazırlanan salata

HAFTANIN BİLİMSEL NOTU
Dünyada otorite obezite kuruluşları, sağlığı bozmadan ve yeniden kilo alımını tetiklemeden farklı yöntemlerin; düşük kalorili dengeli diyet ve düzenli sık yapılan fiziksel aktiviteye ek olarak uygulanmasının zayıflamada kalıcı sonuçlar sağlayabileceğini bildirmektedir.


SONUÇLAR OLUMLU
Günümüz araştırmalarında, yüksek karbonhidrat ve fazla yağlı beslenmenin şişmanlamayı tetiklediği gerçeği düşünüldüğünde, zayıflama diyeti ile belirli bir yere kadar zayıflama oluşabiliyor. Bitkisel kaynaklı yağ tutucu ürünlerin zayıflamada başarılı sonuca ulaşmada diyete oranla üç kat daha fazla etkili olduğunu gösteren önemli araştırmaların bulunması, kalıcı zayıflama açısından oldukça önemli bir bilgi olarak kabul edilmektedir. Özellikle içinde kaktüs, hint inciri gibi fonksiyonel özelliği yüksek olan doğal lif kaynaklı desteklerin, kolonda yiyeceklerle alınan yağın bağlanarak öğünde yenilenden daha az kaloriyi vücuda sağlama ile zayıflamayı kolaylaştırdığı belirtilmektedir. 2013 yılında Obesity dergisinde; obezitede farmakolojik yaklaşımlarda sağlık açısından hiçbir yan etkisi olmayan bitkisel yağ tutucuların öğünde alınan yemekle yağın yüzde 27 azaltılmasına olanak sağlaması ve bağırsağın düzenli çalışmasını sağlayarak vücutta depo yağın ve bel çevresinde biriken hastalık etmeni yağlanmanın hızlı azalmasında etkin olduğu belirtilmiştir.Kaynak.7gunsaglik

Fit ve Motive Kalmanın Adresi: Grup Fitness

Kendi kendinizi motive etmeniz özellikle sporda çok önemlidir. Fit kalmak motive olmayı da gerektirir.

Hep istemek ve hep yapmak sporda hedefe giden yolda yardımcıdır. Grup fitness seçimini yaparsanız tek başınıza uğraşıp sıkılma riskini almamış olur başkaları ile motive de olursunuz. Bu sınıflara hemen kaydolun ve işe başlayın. Sizin için en doğru olan türünü bulmak adına deneme sınıflarında deneme derslerine katılın.

Pilates, dans, yürüyüş, yoga veya aerobik hangisi size göreyse onu keşfedin ve grup çalışmasına başlayın. Fitness da grupça yapılan aktiviteler daha çok yaktırır hedeften şaşmazsınız. Toplu fiziksel aktivite, kaygı ve endişe giderir. Ferahlık verir depresyona iyi gelir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir, kan basıncını düşürür, fiziksel zihinsel sorunları giderir. Dostluk ve güvenle motivasyon artar. İsteğiniz artar daha çok ve iyi performans verirsiniz. Fitness grubu ile yaratıcı fikirler ortaya çıkar. Mahallede yürüyüş ve fitness grupları oluşturun. Kısa sürede farkını göreceksiniz.
Kaynak.7gunsaglik
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...