Social Icons

.

Pages

Cilt Kanseri İçin Kendinizi Nasıl Test Edebilirsiniz?

Cilt kanseri cilt hücrelerinin ağır etkenlere ve ultraviyole ışınlara maruz kalmasıyla meydana gelir.

Radyasyon yayan maddeler ve ağır güneşe maruz kalmak risklidir. %95 oranında güneşe çok çıkmakla ilgilidir. Ağır yanıklar da nedendir. Yüksek riskli durumlarda cilt doktoruna 3-6 ayda bir kontrole gitmek önerilir.

Ayda bir kez rutin kontrollere gitmek önemlidir. Erken teşhis cilt kanserinde de tedaviyi kolaylaştırır. Melanom ve deri kanseri belirtilerini iyi kontrol etmek ve izlemek gerekir. Uzmana gitmek en az yılda 1 muayene olmak gerekir. Lezyon leke ve benler büyürken acımasa da ve belirti vermese de göze çarpacaktır. Kanama noktasına gelen ben ve lezyonlar için artık çok geç demektir.

İyi aydınlatılmış bir odada boy aynasında tüm vücudunuzu iyice inceleyin. Saç derinizi bir fırça ve kurutma makinesi ile test edebilirsiniz. Yüz, boyun, kulaklar, burun delikleri ve dudaklara iyice bakın. Tırnaklara kadar inceleyin. Güneşin temas ettiği yerlere bakın gerekirse fotoğraf çekin.
Kaynak.7gunsaglik

Kalça ve Cilt Aknesinden Nasıl Kurtuluruz?

Bazı ciltler sivilceye yani akneye daha meyillidir. Kalça bölgesinde arka bacaklarda aknelerden kurtulmanın yolları da var.

Bu küçük şişlikleri tanıyalım nedenlerine ve çarelerine bakalım ki cildimiz sağlıklı ve güzel görünsün.

Vücudunuzu benzoil peroksit ile yıkayın. Bu maddeyi içeren özel karışımlar vücut bakım mağazalarında satılıyor. Akneleri kurutuyor folikül gelişimini engelliyor ve bu kremler ölü deriyi soyarak temizliyor.

Salisilik asitli maddeleri içeren ürünler de gözenekleri açıyor, ciltte biriken yağı atıyor ve sivilcelerden kurtarıyor. Temizlik yaparak çıkacak sivilceleri de önlüyor. Günlük temizlik ve bakım mendilleri her markada mevcut.

Laktik asitli vücut losyonu kullanın. Sinir bozucu lekelere iyi gelir, cildi nemlendirir, yağı atar ve akne oluşumunu önler. Ölü cilt hücrelerini kapatır ve temizler.

Terleyince hemen duş alın. Terin vücutta birikmesi akne sebebidir. Aktivite sonrası ılık bir duş alın.
Kaynak.7gunsaglik

Yiyecekler Cildimizi Nasıl Etkiliyor?

Yediğimiz gıdalar cildimizin görünümünü ve sağlığını da etkiliyor. Nemli, muhteşem görünen bir cilt için yediklerimize dikkat etmeliyiz.

Şimdi efsaneleri doğru bilinen hataları görelim.

Çikolata akne ve sivilce nedenidir. Bu tamamen doğru bir şey değildir. Saf çikolata ve kakao cildi güzelleştiren antioksidanları içerir kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. Şekerli ve sütlü olunca işler değişebilir.

Yağlı gıdalar cildi kızartır leke ve sivilce yapar tabiri de her zaman doğru olmayabilir. Cildi net ve parlak tutan doğal yağlardır. Fındık, zeytin ve avokado yağları aksine cildi besler güzelleştirir. Kızartma yağı gibi yağları tüketmemek gerekir.

Süt ürünleri vücut için daima iyi olmayabilir. Kalsiyum, protein ve D vitamini içeren süt deri rahatsızlıklarının sebebi de olabiliyor.

Kafein döküntülere yol açar, direkt sebebi olmasa da bazı nedenlerine yol açabilir. Yeşil ve siyah çay ile kahve cildi güneşten korur.
Kaynak.7gunsaglik

Hangi Kimyasallar Prostat Kanseri Riskini Artırıyor?

Plastik şişe ve kağıtta sıkça bulunan Bisefol A kimyasalı erkeklerde prostat kanseri riskini 3’e katlıyor.

İleri yaşlarda bu risk daha da artıyor. Chigaco Üniversitesi araştırmalarına göre bu risk doğmamış erkek çocuklarda ve bu erkeklerin çocuklarında da gen aktarımı ile geçebiliyor. Bisefol A maddesi prekanseröz lezyonları devreye sokarak kanser öncesi lezyon hücrelerinin büyümesini sağlıyor. Prostat kök hücrelerinde kanser gelişimine neden oluyor.

İç hastalıkları uzmanları ve ürologların da dediği gibi, erkek üreme sistemini kötü etkileyen bu maddelere maruz kalmamak önemli. Plastik ve epoksi reçine maddelerinden üretilen bu kimyasallar sanayi ürünlerinde sıkça kullanılıyor. Suyu plastik şişeden içmemek bunlara bir örnek olabilir. Tamamen kimyasallardan kaçamayız fakat bu gibi şeyleri bilmek de prostat kanserinden ve diğer kanser türlerinden korur.

Bu nesnelere temastan kaçınmak gerekiyor. Çünkü önlemesi çok zor ve hızlıca bir iki saat içinde maddeler vücuda yayılıyor. Prostat kanseri veya kanser öncesi lezyon oluşumu erkeklerde rastlanırken kadınlarda da aynı kimyasal meme kanseri riski teşkil ediyor. Yüksek oranda kanseri önlemenin yolu kimyasallara maruz kalmamak. Pet şişe, plastik, kağıt gibi sanayi ürünlerinden korunmaktır. Kısırlık, cinsel sorunlar ve üreme sağlığını olumsuz etkilemektedir.
Kaynak.7gunsaglik

Meme Kanseri Hastaları İçin Yoga

Meme kanserine yoga yardımcı olabilir. Hareket, meditasyon ve enerji kazanmak, meme kanseri tedavi sürecinde oldukça etkili.

Vücudu canlandırıyor ve ruh halini yükseltiyor. Meme kanseri hastalarında da moralin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Kemoterapi vücudu bozuyor ve enerjiyi emiyor. Oysa yoga ve egzersiz motivasyon sağlıyor enerji veriyor  beceri kazandırıyor zihinsel ve fiziksel sağlık veriyor. Yoga meme kanseri hastalarında yaşam kalitesini artırıyor.

Yorgunluğu ve uyku bozukluklarını azaltır, enerjiyi artırır, stresi azaltır, fiziksel işleyişi iyileştirir, radyoterapi etkilerini hafifletir. Esneklik ve güç veren yoga, fiziksel pozlarla yapılır ve ruhsal refahı sağlar. Nefes teknikleri kullanılır. Zihin-beden-ruh dengesini kurar. Germe, fiziksel duruş ve hareketler, kontrollü nefes, meditasyon, gevşeme yapılır.

Bir seans 30 ila 90 dk arasında değişir. Kanser hastasıysanız uygun ve uzman bir spor eğitmeni bulun. Eğitmeninizle önceden konuşup danışın. Risklerini de bilin. Yorucu ve tedaviyi önleyici kısımları atlayın. Rahatsız edici ağrı yapıcı hareketlerden kaçının. Yastık ve destek ihtiyaçlarınızı bildirin ve dikkat edin.
Kaynak.7gunsaglik

Hepatit E Hastaları İçin Karaciğer Biyopsisine

Non invaziv türdeki karaciğer biyopsisi, hepatit E hastalarına uygulanan bir bulgu tarama tekniği.

Daha hızlı sonuç veren ve daha ağrısız bir alternatif ise şu sıralar mevcut. Siroz teşhisinde önemli bir kaynak olan karaciğer biyopsisi hepatit E hastalarının yardımcısı. Fakat bu biyopsi sırasında hastalar ağrı çekebiliyor. Kronik hepatit B, C ve E hastalıklarında ağrılı ve zor karaciğer biyopsisi yerine Fibroscan adlı tarama ve görüntüleme tekniği kullanılabilir. Gebeliği izlemede kullanılan ultrason tekniği ile hemen hemen aynıdır.

Deri altından doku örneği alınan ağrılı bir yöntem olan biyopsiye oranla acısız ve hızlıdır. Biyopsinin riskleri arasında kanama, ağrı, nadir durumlarda da ölüm vardır. Hızlı ve ağrısız bir iç hastalık tarama mekanizması olan fibro tarama tekniği ile hastalar rahat nefes alacak. Elastografi tekniğine dayalı olarak çalışıyor. Tarama yaklaşık 15 dk sürüyor. Hemen sonuç verebilen ayakta işleyen bir prosedüre sahip. Kronik viral hepatit ve siroz teşhisinde oldukça başarılı. Biyopsiye mükemmel bir alternatiftir.
Kaynak.7gunsaglik

Bilinçsiz Diyetle Saçlarınız Dökülebilir

Bilinçsiz bir şekilde yapılan diyetler ve bu diyetlerin yol açtığı kansızlık saçların yıpranıp, güçsüzleşmesiyle birlikte hızla dökülmesine neden oluyor…

Çoğu kadın zayıf görünmek uğruna rejim programına başlıyor. Ancak ağır ve bilinçsizce yapılan diyet sonrasında saçlar beslenemeyeceği için ciddi saç kayıpları oluşabilir. Bu şok diyetler, hızla dökülen, cansız, çabuk kırılan saçlara neden olur. Dengeli ve uzun sürede verilen kilonun ise saç sağlığını olumlu yönde etkisi var.

Hangi besinlerin tüketilmesi saç sağlığını doğrudan etkiliyor?            
Saç sağlığını korumanın yolu; düzenli ve dengeli beslenmekten geçer. Son yıllarda fast-food tarzı beslenme alışkanlıklarının hızla arttığını görüyoruz. Bu tarz dengesiz ve düzensiz beslenme alışkanlıklarının saç sağlığı üzerindeki zararları her geçen gün artıyor. Sağlıklı ve dökülmeyen saçlar istiyorsanız beslenmenizde protein, çinko, B 12 vitaminleri, folik asit ve bakır eksikliği olmamasına özen göstermeniz gerekiyor. Bu besinlerin eksikliği saç sağlığınızı olumsuz yönde etkiliyor.
Sigara kullanımının saç üzerindeki etkileri nelerdir?  
Düzenli sigara ve alkol kullanımı tüm sağlığı etkilediği gibi saç sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Alkol ve sigara kullanımını alışkanlık haline getirmek, saçların ölmesine neden oluyor. Özellikle sigara kullananlarda saçların erken beyazladığı saptanmıştır. Ayrıca sigara, saçlarda yağlanmaya ve kırılmaya da neden olmaktadır.

Uzmanından altın öneriler
Diyete ihtiyacı olanların bunu bir beslenme uzmanının kontrolünde yapması ve bilinçsizce yapılan diyetlerden uzak durmak. – Karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden kaçınmak, protein ağırlıklı beslenmeye özen göstermek. -Uyku saatlerini düzenli ve günlük yaşamınızı aksatmayacak hale getirmek. – Stresten uzak durmak. – Çinko, B12, bakır, folik asit içeren besinler tüketmek. – Sigara kullanımını alışkanlık haline getirmemek. Mümkünse uzak durmak.-Antioksidan yiyeceklere (sebze meyve gibi) sofranızda yer vermek. Fast food tarzı beslenme alışkanlıklarından uzak durmak. – Uzman kontrolü dışında saç sağlığınız için önerilen ilaçları kullanmamak..Kaynak. .,

Güzelliğinizi Doğal Yollardan Koruyun

Tırnaklarınızda oluşan beyaz çizgiler vücudunuzda neyin eksikliğinin sinyalini veriyor?

Saçlarınızın yağlı olmasından şikayet ediyorsanız, her gün bir kase yoğurt yemeyi deneyin… Tırnaklarınızdaki beyaz çizgiler ise vücudunuzun patatese ihtiyaç duyduğunun habercisidir…. Kozmetik ürünlere para vermek yerine güzelliğinizi doğal yollardan korumanız mümkün. Cosmopolitan’ın ‘Summer’ dergisi tarafından hazırlanan dosya; hangi sebze ve meyvenin sizi güzelleştirdiğini anlatıyor. Bu dosyaya göre; güzel bir cilt için avokado, sağlam gözler için ıspanak yemeniz gerekiyor.
Yumuşak cilt: Kuru bir cilde sahipseniz bol bol avokado yemelisiniz. E vitamini deposu olan bu meyve, hücrelerin formda olmalarını sağlar. Dolayısıyla sizi sağlıklı ve esnek bir cilde kavuşturur. Kırışıklığa karşı savaşmak için de yaban mersini yemelisiniz. Bu meyve yaşlılığı doğal yoldan yavaşlatıyor.

Tatlı patates iyidir
Parlak bakışlar: Atıştırmalık olarak veya yemek aralarında böğürtlen yiyerek kanlanmış gözlere veda edebilirsiniz. C vitamini deposu olan böğürtlen, gözlerdeki küçük damarları güçlendirerek çatlamalarını engelliyor. Sağlıklı gözler: Ispanak, bol C vitamini içeriyor. C vitamini de gözlerde kuruluk ve iritasyon gibi problemleri önleyen bir vitamin. Ayrıca betakaroten bakımından da zengin olan ıspanak sayesinde vücudun A vitamini üretimi hızlanıyor. Güçlü tırnaklar: Tırnaklarınızda çizgiler oluşuyorsa tatlı patates yiyin. Betakaroten açısından çok zengin olan bu sebze sayesinde tırnakların deformasyona uğrayan hücreleri tamir oluyor, tırnaklar sağlığına kavuşuyor. Torbasız gözaltı: Gözaltlarınızda koyu renkli torbaları yok etmenin çaresi muz yemek. Vücudumuzun seratonine çevirdiği ‘tryptophan’ adlı amino asitlerden bol miktarda içeren muz, doğal yatıştırıcı görevi görerek geceleri rahat uyumanızı sağlar.

Yoğurt gibisi yok
Doğal saç rengi: Ak düşen saçlarla ay çekirdeği ile savaşabilirsiniz. Ay çekirdeği yoğun olarak bakır içeriyor ve bu mineral, saçlardaki melanin adlı pigmenti artırıyor. Bakır eksikliği, beyaz saçların erken oluşmasına neden oluyor. Parlak saçlar: Yağlı bir saç yapısına sahipseniz yoğurt yemeyi deneyin. B vitaminleri, özellikle de B12 açısından çok yoğun olan yoğurt, saçtaki yağ üretimini azaltıyor. Sade yoğurt yemeyi sevmiyorsanız, biraz bal karıştırmayı deneyebilirsiniz. Her gün yulaf yiyerek saçlarınızın ipeksi yumuşaklıkta olmasını sağlarsınız. Yulafı sade olarak yemek zor olduğundan, meyvelerin üzerine serperek ya da yoğurt ile yiyebilirsiniz .

Bir günlük güzellik diyeti
Bir gün boyunca aşağıdaki listedeki yiyecekler ile kendinizi yenileyebilirsiniz.
Kahvaltı: Yarım mango ve böğürtlen ile yapılmış meyve salatasına iki kaşık yağsız yoğurt ekleyin ve üzerine iki yemek kaşığı yulaf serpin.

Ara: Bir adet muz.
Öğlen: Karides ve avokado salatası… Bir adet avokadoya bir avuç karides ekleyin, bol yeşillikle süsleyip yiyin. Akşamüstü: Bir avuç ay çekirdeği.

Akşam: Izgara somon, fırında patates ve buharda pişmiş ıspanak. İçecekler: Gün boyunca eşit aralıklarla iki litre su için..Kaynak. .,

Vücudunuzdaki 10 Önemli Nokta

Belki farkında değilsiniz ama vücudunuz size sık sık hastalıklarla ilgili sinyaller verir. Bunlara dikkat ederek hastalıkları oluşma aşamasındayken engellemek elinizde. Sağlıklı yaşam için vücudunuzun neler söylediğine bir göz atın..


ARA SIRA DÜZ YAKKABILAR GİYİN
Amerika’da Virginia Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre stilettolar, düz ayakkabılara oranla diz ve kalçalara yüzde 25 daha fazla basınç uyguluyor. Bu yüzden, babetlerle barışma vakti geldi. Ayrıca eklemlerinizdeki basıncı azaltmak ve omurganızı sağlamlaştırmak için bel bölgesi kaslarınızı çalıştıran egzersizler yapmalısınız.

BACAK BOYU ÖNEMLİ
Eğer bacak boyunuz kısaysa sigara ve alkol kullanmadan önce iki kez düşünün. İngiltere’de Bristol Üniversitesi’nde yapılan farklı iki araştırmaya göre 75.8 cm’den kısa bacak boyuna sahip kadınların kalp ve karaciğer hastalıklarına yakalanma riski diğerlerine göre daha fazla.

NEFESİNİZİ KONTROL EDIN
Ağız kokusu problemi yaşıyorsanız dişçiye gitme zamanı geldi demektir. Çünkü diş çevresinde oluşan plak tabakası, ağız kokusuna sebep olabilir. Bu da ileride diş etleriyle ilgili ciddi sorunların habercisidir. Günde iki kez dişlerinizi fırçalamayı, haftada üç kez diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin.

LEKE VE BENLERİ TAKİP EDİN
Bacaklarınızda birdenbire ortaya çıkan lekeleri, renk veya şekil değiştiren benleri dermatoloğunuza en kısa zamanda göstermelisiniz. Bu sayede sinsice yaklaşan birçok tehlikenin de önüne geçmiş olacaksınız.

KULAKLARINIZI DİNLENDİRİN
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre her beş gençten biri yüksek sesle müzik dinlediği için işitme problemi yaşıyor. Uzmanlar sesin kısılmasını ve kulaklıkla dinleniyorsa 20 dakikada bir mola verilmesini söylüyor.

EKLEMLERİNİZİ ŞIMARTIN
Kronik eklem ağrıları; bilek, boyun, parmak ve kollarda ortaya çıkar. Bu ağrıları pek önemsemeyiz ama bunlar ciddi kemik ve kas rahatsızlıklarının habercileri olabilir. Zamanla kronikleşen bu ağrılarla baş etmek zordur. Gün boyu bilgisayar karşısında çalışıyorsanız dik oturmayı ve kısa aralıklarla esneme egzersizleri yapmayı unutmayın.



IŞILDAYAN GÖZLERE SAHİP OLUN
Göz doktorları keskin görüş ve genel göz sağlığı için A vitaminini öneriyor. Peki A vitaminini nelerden alabiliriz? Ispanak, patates, balkabağı, mango ve tabii havuçtan.

TIRNAKLAR VİTAMİNİN SÖZCÜSÜ
El ve ayak tırnaklarında beliren beyaz lekeler genelde çinko eksikliğinin belirtisi. Kaşık şeklindeki tırnaklar ise daha fazla demir almanız gerektiğini söyler. Kolay kırılan tırnaklar için en iyi çözüm omega- 3 yağ asidi takviyesidir.

GÖĞSÜNÜZ KURUMASIN
Sigaranın zararlarına bir yenisi eklendi. Uzmanlara göre sigara, cildin nem kazanmasını ve parlamasını sağlayan kolajeni parçalıyor. Ayrıca göğüs bölgenizin de kurumasına neden oluyor. Bu kuruluk zamanla kırışıklıklara da sebep olabilir..Kaynak. .,

Sperm Kalitesi Nasıl Anlaşılır, Ne Zaman Artar?

Erkeklerin cinsel ve genel sağlığını ilgilendiren bir bilgiyi İsrailli bilim adamları sundu. Sperm kalitesi ne zaman artar ne zaman azalır?

İsrailli bilim insanları, kış ve ilkbahar aylarında erkeklerin çok daha sağlıklı sperme sahip olduklarını ve bu nedenle bu mevsimde çocuk sahibi olmak için harekete geçmenin daha doğru olduğunu belirtti.

Uzmanlar bunun tam nedenini bilemese de havanın daha soğuk olması nedeniyle spermin kaliteli olabileceğini vurguladı.

Buna göre, çiftler yaz yerine kış ve ilkbaharın ilk dönemlerinde bebek sahibi olmayı denemeliler. Araştırma 6 bin erkekten sperm örneği alınarak yapıldı.

Kış ve ilkbaharda gönüllü deneklerin spermlerinin çok daha fazla ve sağlıklı oldukları tespit edildi.
Kaynak.7gunsaglik

Grip İle Zatürrenin Belirgin Farkları

İnsanlar sık sık griple zatürreyi birbirine karıştırır. Bu iki önemli hastalığın farkları nelerdir? Belirtileri, nedenleri ve tedavilerini Dr. Baran anlattı..


Zatürre hastalığının belirtilerinin gribe benzerlik taşıdığı belirtilirken, uzmanlar “Nasıl olsa geçer diye beklemeyin. Hastalıklar karışmışsa yaşamsal tehlike söz konusu” diyor.

TIP dilinde pnömoni olarak adlandırılan zatürre; akciğer parankimdokusunda meydana gelen iltihaplanma sonucu oluşan ve kronik bir sağlık sorunu olan kişilerde daha ağır seyredebilen ateşli bir hastalık. Günümüzde antibiyotiklerin yaygın kullanımı ve aşılama programlarına rağmen zatürreden ölüm oranı yüksek seyrediyor. Öyle ki ülkemizde görülme sıklığı yılda yüzde 1-2 arasında değişen zatürre ölüm nedenleri arasında 5. sırada yer alıyor. Bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmaların bulaşması sonucu ortaya çıkan zatürre hastalığına sağlıklı kişiler de yakalanabiliyor.

GRİP İLE KARIŞTIRILIYOR
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Reha Baran, zatürre belirtilerinin gribal enfeksiyon belirtileriyle karıştırılmasının ölümcül tablonun oluşmasında önemli bir etken olduğuna dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

"Hastalar ‘Gribim, nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora başvurmakta gecikebiliyor. Ayrıca grip virüsü bizzat kendisi de zatürreye neden olabiliyor. Bu etkenlerden dolayı özellikle riskli kişilerde tablo giderek ağırlaşıyor ve hastayı aylarca yatağamahkûmedebiliyor, hatta hayatını kaybetmesine bile yol açabiliyor. Dolayısıyla grip olan her hastanın ihmal etmeden zamanında doktora başvurması yaşamsal öneme sahip."

Zatürre hastaneye yatış kriterleri ve hastalığı ağırlaştırıcı faktörler belirlendikten sonra etki edebilecek en uygun antibiyotik veya antibiyotikler ile tedavi ediliyor. Sıvı tüketiminin mutlaka artırılması gerekiyor. İlave olarak ateş düşürücüler ve serumgibi destek tedaviler verilebiliyor. Zatürre olan bir kişinin belirli bir süre istirahati, düzenli ve dengeli beslenmesi, bol sıvı tüketmesi, uykusunu iyi alması ve tedaviyemutlaka uyması gerekiyor.

BU HASTALIKLAR RİSKİ YÜKSELTİYOR
İlerleyen, birlikte ortaya çıkan bazı hastalıklar vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığı için zatürreye yakalanma riskini artırıyor.

Bu hastalıklar arasında; KOAH, bronşit, kistik fibroz, diyabet, böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, karaciğer hastalığı ve kanser yer alıyor. Aynı zamanda, dalağı alınmış olan hastalar, kronik alkolikler, beslenme bozukluğu olanlar, gribal enfeksiyon geçirenler, uzun süreli kortizon veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ile bakım evlerinde yaşayanlar da risk altında oluyor.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!
Zatürrenin en önemli ve erken belirtileri; yüksek ateş, öksürük, sarı yeşil ve bazen kanlı balgam çıkarma, genel kırgınlık ve bitkinlik halidir.

Hastalığın şiddetine göre solunum yetmezliğine kadar ağırlaşan nefes darlığı… Bazı zatürrelerde akciğer dışı organlara ait bulgular da gelişebiliyor.

Yaygın kas ağrısı, bulantı kusma, böbrek yetersizliği, karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve menenjite benzer santral sinir sistemi belirtileri…

Gelişen inatçı ateş, öksürük, balgam çıkarma, nefes alırken göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi yakınmalar…

Referans.7gunsaglik.com.tr

Otizm Riski Nasıl Meydana Geliyor?

leri yaşta baba olan erkeklerin torunlarında otizm görülme riski daha yüksek. Yaklaşık 2 kat daha fazla risk taşıyan geç yaşta baba olmaya dikkat.

İleri yaşta baba olanların torunlarında otizm riskinin arttığı belirlendi.

Stockholm Karolinska Enstitüsü’nden İsveçli bilim adamları ve birçok ülkeden uzmanın yaptığı araştırmada, ileri yaşta çocuk sahibi olan erkeklerin, bazı kalıtımsal bozuklukları torunlarına aktarabildiği, dolasıyla önceden bilinenin aksine, yaşlı erkeklerin torunlarında otizm riskinin arttığı görüldü.

Bilim adamları, 1932 yılından bu yana İsveç’te otistik 5 bin 936 kişi ve sağlıklı 30 bin 923 kişiyi karşılaştırdı. Kayıtlardaki baba ve annelerin yaşları ile dedelerin ne zaman baba olduğuna ilişkin bilgiler incelendi.

Araştırma, 50 yaşında ya da daha ileri yaşta kız sahibi olan babaların kızlarının otistik bebek dünyaya getirme riskinin, 20-24 yaşındaki babalara göre 1,79 kat fazla olduğunu gösterdi. 50 yaş ve üzerinde erkek çocuğu olan babaların oğullarının otistik bebek sahibi olma riski ise 1,67 kat fazla.

“JAMA Psychiatry” dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atanlardan Avi Reichenberg, “Psikiyatride ilk kez babanızın ve dedenizin seçimlerinin sizi etkileyebileceği gösterildi” ifadesini kullandı.

Reichenberg bunun, yaşlı babaya sahip kişilerin çocuk yapmaması gerektiği anlamına gelmediğini, riskin çok düşük olduğunu belirterek, sonuçların otizmin nedenlerinin anlaşılmasına ışık tuttuğunu vurguladı.

Bilim adamları, babanın yaşı ve otizm arasındaki bağlantının nedeninin henüz çözülemediğini, ancak yaşın ilerlemesiyle erkeklerin sperm hücrelerinde meydana gelen mutasyonun buna neden olabileceğini belirtti. Buna göre, babadan çocuklara geçen değişime uğramış genler, torunlara kadar ulaşabiliyor.

KÖTÜ MUAMELE OTİZM RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Aynı dergide yayımlanan bir başka araştırmada ise “orta derecede” kötü muameleye maruz kalan kadınların otistik bebek dünyaya getirme riskinin daha fazla olduğu belirlendi.

ABD’de 50 binden fazla kadının katıldığı araştırmada, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan kadınların bebeklerinde otizm riskinin travma geçirmemiş kadınlardan yüzde 60 fazla olduğu görüldü.

Bu tür kötü muamelelerin obezite, anksiyete ve depresyon gibi sağlık sorunları riskini de artırdığı vurgulandı.
Kaynak.7gunsaglik

Bel Ağrısı Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Bel ağrısı çoğu kişide karşılaşılan bir rahatsızlık. Göğüs kafesi altından başlayan bel altına kadar olan bölgeyi kapsar.

Ağrı burada yoğun görülebilir. Zamanla kendiliğinden azalır ve geçer. Etkin tedavi seçenekleri de mevcuttur. Bel ağrısı belirtileri, bıçak girme ağrısı, ağır taşıma ve dik durmada çekilen zorluk, spor ve ağır kaldırma sonrası görülen şikayetlerdir. 3 aydan sonrası kronik hale gelir doktora danışmak gerekir. İşiniz bel ağrısı nedenlerinden biridir. Omurgayı zorlayan çekmeli, taşımalı zorlu işler bele yük bindirir. Tüm gün masa başında oturmak da duruşu bozar omurgaya baskı yapar. Sırt ve bel ağrısı nedenidir. Ağır yük ve çanta taşımak da bir diğer nedenidir. Üst vücuda yük bindirmeyin.

Duruşunuz yani postürünüzün eğikliği de buna sebeptir. Eğik durmayın. Beli destekleyen sandalyeler seçin ve dik durmaya çalışın. Sağlıklı ve bel dostu bir yatak seçin. Gerilen kasları rahatlarıcı egzersizler yapın. Gerekirse merhem kullanın. Isıtma yastığı ve sıcak banyo ağrıyı azaltabilir. Yoga yapın, bu bölgeye masaj yaptırın. Masaj terapisi ve akupunktur tedavisi önemli ölçüde etkilidir. Ağrıya etkili ilaçlar ve iğne tedavisi de mümkündür. Fiziksel terapide spor eğitmeniniz size yol gösterecek ve egzersizleri yürüteceksiniz. Doktorunuz ameliyatı da önerebilir. Egzersiz yapmak ve sağlıklı yaşamak bel ağrısını önler.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Dikkati Toplamayı Sağlayan 10 İpucu

1. Yazın. Unutmak son zamanlarda alışkanlık haline geldiyse önemli olayları hatırlamak için not defterinize not edin.

Söyleyeceklerinizi yazın, önemli tarihleri ve isimleri yazın. Anahtar kelimeler kullanın. Kafanızın içinde önemli hatırlatmalar dönüp dururken işinize konsantre olamazsınız bu nedenle onları yazın.

2. Ayrıntılarıyla planlayın. Randevularla dolu bir günün sonunda kuru temizlemeciye uğrayacağınızı unutabilirsiniz. İnsan beyni aynı anda karmaşık görevleri bir arada yapabilir. Unutmak ve hatırlamak da insan doğasındadır. Haritalar kullanarak planlarınızı oluşturun.

3. Doğru ortamı yaratın. Gürültüden uzak sakin bir ortamda dikkatiniz son derece yüksek seviyelerde olacaktır. Sessiz çalışma alanlarını tercih edin. Odaklanmayı kolaylaştıran fon müziği seçilebilir. Ölüm sessizliği bulmak zor da olsa en sessizini seçin.

4. Görevlere öncelik verin. Fatura ödeme aklınızdan çıkınca rahatlayacaksanız önce onu yapın. Bu şekilde öncelik sırasına göre işlerinizi bitirin.

5. Bir ara verin. Can sıkıntısı verimliliğinizi bozar, dikkatinizi engeller. Dolaşın, yoga yapın veya bir kahve için.

6. Bir zamanlayıcı ayarlayın. Zamanında gereken işlerinizi yapmak ve hatırlamak için alarmı veya hatırlatmayı kurun.

7. Keyifli bir plan yapın. Görevinizi bitirdiğinizde kendinizi ödüllendirin. Ki o işi hevesli bir şekilde tüm dikkatinizi vererek yapın. Sonunda zevk alacağınız bir şey planlayın.

8. Yetki verin. Tüm işi sizin yapmanıza gerek yok, birilerine yetki verin.

9. Ara verin. İki işi arasında biraz süre tanıyın. Böylece boşluk zamanında zihniniz toparlanacak.

10. Kaydedin. Kağıda, bilgisayara, listelerinizi ve işlerinizi kaydedin. Kalemi kağıdı eksik etmeyin.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Zayıf Kadınlar Hangi Durumlarda Tehlikede?

Bir yaştan sonra kemik erimesi denen osteoporoz kadınları olumsuz etkilemeye başlar. Zayıf kadınlarda bu durum daha yoğun yaşanır. Kemik sağlığı için çözümler..

Tüm dünyada yaklaşık 200 milyon kadını etkileyen Osteoporoz  ile ilgili yapılan araştırmalar, hafif düşme sonucu kırık problemiyle hastaneye başvuranların yüzde 97’sinde D vitamini yetersizliği görüldüğünü ortaya koyuyor.  Kalça kırığı yaşayan her 5 kadından 1’inin bir yıl içinde hayatını kaybetmesine neden olan hastalıkta vücut kitle indeksi yani boy ve kilonun oranı da kemik kırıklarının oluşmasında etkili olurken sanılanın aksiye yüksek vücut kitle indeksi kemiklerin kırığa olan eğilimini azaltıyor. Yani kilolu kadınlar daha az kırık riski taşıyor.

Kemiklerdeki kırık riskinin artması anlamına gelen osteoporozun doğru tedavi edilmesi, özellikle eski yaşam kalitesine dönüşü engelleyen ve vakaların beşte birinin ölümle sonuçlandığı kalça kırıkları açısından büyük önem taşıyor. İlerleyen yaşla birlikte, değişik hastalıklara ve ilaç kullanımına bağlı olarak artan kırık riskinin, hastanın hayatını tehdit edecek duruma gelmesi halinde ayrıntılı ve çok yönlü bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekiyor.

Osteoporozda sadece kemik yoğunluğuna bakılarak tanı konulup, buna göre tedaviye başlanmasının yanlış bir uygulama olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Bu uygulama ile hastanın kırık riski değil, doğrudan kemik yoğunluğu tedavi ediliyor. Oysa kemik yoğunluğu değerinin iyi olması kırıktan korunmada tek başına yeterli olmuyor. Nitekim kemik yoğunluğu normal olanların yaklaşık yarısında kırıkların görülmesi, bunun en net göstergesi olarak kabul ediliyor” dedi

ÇOK ZAYIF OLMAK DA SORUN YARATIYOR

Vücut kitle indeksi yani boy ve kilonun oranı da kemik kırıklarının oluşmasında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Semih Akı, sanılanın aksine yüksek vücut kitle indeksi kemiklerin kırığa olan eğilimini azalttığını belirtti. Fiziksel stresin bu olumlu etkisi nedeniyle çocukların basketbol ve voleybol gibi zıplamayı gerektirecek sporlar yapmalarını öneren Prof. Dr. Akı, “Kilolu kişilerde ise kemiğe daha fazla fiziksel stres bindiği için, bu durum kemik gelişimine katkı sağlıyor. Ancak obezitenin genel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle onaylanmıyor. Hastanın daha önce osteoporotik kırık geçirmiş olması diğer kırıklar için zemin hazırlıyor. Bu nedenle de ilk kırığı engellemek önem taşıyor” diye konuştu.

EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ, YAŞ!

Kırık riskinin ortaya konulması için kullanılan çizelgeye göre, değerlendirilmesi gereken  dört ana faktör bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Akı bunları; kemik yoğunluğu ölçümü, yaş, daha önce geçirilen osteoporotik kırık ve annenin kırık öyküsü olarak sıraladı. Prof. Dr. Akı, kırığa olan eğilimin kemik sertliği ve kemik kalitesi olmak üzere iki başlık altında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Yaş ile birlikte kemiğin yoğunluğu azaldığı gibi kalitesi de bozuluyor. 40 ve 80 yaşındaki iki insanın kemik yoğunluğu değerleri aynı olsa da yaşla birlikte kemik kalitesi bozuluyor ve kırık riski sekiz kat artıyor. Bu nedenle ileri yaş gruplarında kemik yoğunluğuna bakmadan, kemik kalitesinin bozulduğu göz önüne alınarak tedaviye başlanabiliyor” dedi.

Bir diğer faktörün de cinsiyet olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akı, kadınların menopoza girmesiyle birlikte, kemikleri koruyucu etkisi olan östrojen hormonunun azaldığını ve bunun sonucunda kırık riskinin arttığını belirtti.

İKİNCİL FAKTÖRLERE DİKKAT!

Osteoporoz riski üzerinde etkili olan birtakım ikincil faktörler de bulunuyor. Bunlar arasında; içki ve sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, tiroid hormonu kullanımı, kronik akciğer hastalıkları, inflamatuar barsak hastalıkları, romatoit artrit, erkeklerde prostat, kadınlarda ise meme kanseri tedavisi görmek ile organ nakli yer alıyor.

Referans.7gunsaglik.com.tr

Görmezden Gelinemeyecek 10 Gebelik Belirtisi

Kanama. Bir parça kan aslında her zaman kötü manaya gelmez. Bu bir gebelik belirtisi de olabilir. Serviks rahatsızlığında oluşabilir. Düşük veya başka sorunların da belirtisidir.

Karın ağrısı. Günbe gün büyüyen bebekle beraber kas ve bağlar gerilir karında basınç ve ağrı artar. Ağrı ağır veya sabit normal olabilir bazen kanama görülebilir.

El ve yüzde şişme. Sonuçta onunla beraber büyüyüp genişliyorsunuz. Preklampsi, hipertansiyon ve diğer gebelik sorunlarında da şişkinlik olur.

Hızlı kilo alımı. 1 hafta içinde 4 kilodan fazlası bir soruna işaret olabilir ama genelde gebelikte kilo alınır.

Kaşıntı. Cilt kurur gerilir ve dökülerek kaşınır. Karaciğer bozukluğu belirtisi olabilir test yaptırın.

Sırt ağrısı. Böbrek mesane ağrısı, kist, düşük, erken doğum belirtisi olabilir.

Bulanık görme. Israrcı sürekli bulantı, şişlik, karın ağrısı, baş ağrısı ya da hızlı kilo alımı gibi diğer belirtileri ile birlikte görülebilir.

Ateş. Soğuk algınlığı veya başka sorunlarla beraber görülebilir.

Bebekte azalan hareketlenme. Düzenli ve düzensiz hareketler olasıdır.

Akıntı ve su gelmesi de gebelikte olağan durumlardandır.
Kaynak.7gunsaglik

Jinekoloğunuz İle Doğum Kontrolü Planlarınız

Doğum kontrolü seçenekleriniz çok ve etkili bir yöntem seçmelisiniz. Bu konuda jinekoloğunuz da yanınızda.

Her kadının bir jinekoloğu olmalı ve bu doktorların da destek verdiği en önemli konulardan biri de korunma yöntemidir. Doktorunuzla sizin korunma fikirleriniz birbirinden çok farklı olabiliyor.

Doktorunuz size en uygun sağlığınıza göre en iyi yöntemi belirlerken size ve eşinize göre başka bir yöntem uygun olabilir. Gebeliği ve cinsel hastalıkları önleyen korunma yöntemlerinin nasıl kullanıldığı da burada çok önemli. 417 kadın ve 188 jinekolog ile yapılan araştırmalarda şu sonuçlar çıkmıştır.

Güvenilirlik, etkinlik, kullanım zorluğu gibi konular ön plandadır. Kadınların en büyük sorusu bunların nasıl kullanılacağıdır. Ne sıklıkla ne zamanlarda ve nasıl kullanılacağı merak konusudur. Yöntemlerin etkinliği yani işe yararlılığı kadar yan etkileri de kişiden kişiye değişir. Örneğin haplar depresyona adet düzensizliğine vs sorunlara yol açabilir. Jinekoloğunuzla konuşarak ve deneyerek en uygun korunma yöntemini bulun ve aksatmadan uygulayın.
Kaynak.7gunsaglik

Kadınlarda İdrar Kaçırma Nedenleri ve Tedavisi

Üriner inkontinans veya mesane kontrolünün kaybı, halk arasında bilinen tabiriyle idrar kaçırma herkes için sinir bozucu bir rahatsızlıktır.

Kadınlarda neden görülür tedavisi nasıldır? Nerede ve nasıl olacağı belli olmaz. Sosyal bir ortamda kötü duruma düşebiliriz. Kadınlarda 2 kat daha sık görülür. Yaşı ilerlemiş kadınların yarısında görülen bir sorundur. Plansız ve zamansız meydana gelen idrar kaçırma ilk belirtisidir.

Gülme, öksürük, hapşırık, koşma, ağır kaldırma ve stres durumlarında idrar tutulamayabilir. Genç kadınlarda sıkça görülen mesane kontrol kaybı durumudur. Mesaneye destek veren kas ve dokuda görülen zayıflık ana nedenidir. Bu noktada mesaneye basınç artar ve sızıntı oluşur.

Öksürük ve gülme gibi baskılarla idrar sızılır. Kaslar gücünü neden kaybeder? Kilolanma, spor yaralanması, gebelik veya vajinal sorunlar nedeniyle oluşabilir. Sık sık idrara çıkma ihtiyacı başlar. İdrar kaçırmayı tetikleyen bazı ilaçlar vardır.

Yüksek tansiyon, stres ve depresyon ilaçları mesane kaslarını gevşetir. Antidepresanlar daha fazla idrar üretir. Az sıvı tüketimi ile önlenebilir, çay, kahve ve gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Üriner sistemi hedef alan Kegel egzersizlerini de yapmak idrar kaçırmayı tedavi edecektir.

Rahim ağzına yerleştirilen bir tür araçla da bu sorun önlenebilir. Doktorunuzla bunu görüşün. Kolajen iğne tedavisi, mesane eğitimi, ilaç tedavisi ve ameliyat da diğer tedavi seçeneklerindendir. Sızdırmaz idrar bezleri de piyasada satılan idrar kaçırmadan koruma araçlarındandır. Sigara ve kötü alışkanlıkları bırakmak gereklidir.
Kaynak.7gunsaglik

Kilo Kaybı İçin Beslenmedeki Yağ Oranının Önemi

Bilim adamları yağın belirli bir düzende beslenme programında yer almasının kilo kaybına yardımcı olabileceğini bildiriyor.

Texas Tech Üniversitesi’nde araştırmalar yapılmış ve yağ takviyeleri kas yorgunluğunu azaltırken metabolizmayı hızlandırmıştır. Obezite sorunu olanlarda iskelet kas sistemi doymuş yağları yakabiliyor SCD1 adı verilen bir enzim ile bu gerçekleşiyor.

Bu enzim, tekil doymamış yağları doymuş yağa çeviriyor ve metabolizmayı daha kolay çalıştırıyor. Karaciğerde tüketilen gıda olan yağ, yağ dokusu üzerinde sürekli enzim üreterek bu döngüyü sağlıyor. Enerji veren canlı tutan bu enzimin bulguları fareler üzerinde deneylerle ortaya çıkmıştır.

Ayrıca egzersiz yeteneğini de artırıyor, çünkü daha dayanıklı, kuvvetli ve canlı bir bünye sunuyor. Bu enzimler bir asit salgılayarak kas dokusu ve kas hücrelerini destekliyor. Isıyı geçirerek enerji yakımını kolaylaştırıyor ve kalori yakabiliyoruz.

Hücrenin ihtiyacı olan proteini sağlıyor. Kısacası insan bünyesinde her hücre, doku ve organın çalışması için bazı yiyeceklerle hayati işleyişimizi sürdürmemiz gerekiyor. Yağ tüketmek de sağlık ve kilo verme açısından oldukça önemli. Sağlıklı yağlara hayatımızda aşırıya kaçmadan yer verelim.
Kaynak.7gunsaglik

Lohusalıkta Görülen Endometriyoz ve Özellikleri

Lohusalık endometriyozu genelde genital yoldan bakteri girmesi sonucu görülen uterus enfeksiyonudur.

Belirtileri uterinde hassasiyet, karın ve pelvikte ağrı, ateş, kırıklık ve idrar kaçırmadır. Klinik ortamda tanı ve teşhis yapılır. Tedavi antibiyotikle yapılır. Vajinada %1-%3 oranında görülür. Sezaryen doğum olduysa bu oran artar. Doğumdan sonra lohusalık döneminde gelişen bu durumun kaynakları şunlar olabilir.

Zarların uzun süreli yırtılması,
İç fetal izleme,
Uzun süreli çalışma,
Sezaryenle doğum,
Tekrarlanan dijital incelemeler,
Rahim plasenta parçalarında tutulma,
Kanama,
Anemi,
Bekteriyel vajinozis,
Genç anne olmak,
Düşük sosyo ekonomik durum ve enfeksiyondur.

İlk belirtiler 24-72 saat içinde görülür ve en yaygını ateştir. Karın ve uterusta hassasiyet ve ağrı ile izler. Titreme, baş ağrısı, kırıklık, iştahsızlık görülür. Rahimde idrar tutamama, sulanma, kanama, yumuşama ve kokma görülebilir. İdrar tahlili yapılır. Vajinal kontaminasyon örnekleri ile aerobik ve anaerobik kültürler test edilir. Antibiyotikler ile enfeksiyon tedavi edilir. Tedaviye rağmen hala devam ederse pelvik abse gibi diğer nedenler düşünülebilir. Ampisilin gibi daha ağır antibiyotiklere geçilir.
Kaynak.7gunsaglik

Miyom – Fibroid Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve

Miyom yani bilinen adıyla fibroidler, rahim içinde veya çevresinde gelişen iyi huylu bir tümördür.

Rahim duvarı ve dokusundaki düz kasları etkiler. Miyomlar doğurganlık çağındaki kadınlarda %20sini etkileyebilen bir tıbbi durumdur. Siyahi kadınlarda 30 yaşından sonra bu risk beyaz kadınlara göre çok daha fazladır. Obez, kilolu ve doğum yapan kadınlar daha çok risk altındadır. Östrojen düzeyi yükseldikçe miyom boyutu da artar. Karın ağrısı, anormal vajinal kanama, idrar zorluğu, cinsel ilişkide ağrı gibi belirtileri olabilir. Bazı kadında belirti gözlenmez. İdrarda enfeksiyonla mesaneye baskı kurulabilir.

Vajinal kanama, baş dönmesi, taşikardi, bayılma ve bilinç kaybında acil müdahale gereklidir. Karın, pelvik ve bel ağrısı, karında basınç ve şişlik, adette aşırı kanama ve ağrı, cinsel ilişkide ağrı, idrar tutamama, solunum nefes sorunları, baş bilinç sorunları acil yardım gerektirir. Kadınlık hormonu östrojenle ilgili olarak ortaya çıkar. Çocuk doğurma çağında yüksek oranda görülebilir. Pelvik muayene ve abdominal ultrason gereklidir. Tedavi kadının yaşına ve sağlık durumuna bağlıdır. Hormon hapları, rahmin alınması, miyomun alınması, rahim içi korunma aracının çıkarılması, miyom akımının kesilmesi ve ilaç tedavisi mümkündür.
Kaynak.7gunsaglik

Düz Bir Karın İçin 9 Öneri

Herkes kusursuz görünmek ister, dümdüz bir karnı olsun ister. Karın kaslarını çalıştırmanın 9 püf noktasını sizlerle paylaşalım.

Önce duruşunuzu geliştirin. Sarkık bir mide eğik duruşla kötüleşir. Ayakta da otururken de dik durun. Her bir beden bölümünü bir altındakinin üzerine iyice oturtarak taşıyın. Omurga düz omuzlar açık boyun yukarıda olmalı.

Egzersizi tüm vücudunuz için düşünün. Çekirdek kas gruplarınızın hepsini çalıştırın. Sırt, kalça, bacak, kollar, karın. Pilates egzersizleri tam sizlik. Yavaş ve emin adımlarla ilerleyin.
Ayakta twist hareketi. Bildiğiniz yan karın kasları ve beli çalıştıran yanlara dönme yani twist hareketini yapın. El kol ve omuzları kullanın. Nefes alıp vererek kendiniz dönmeden belinizi sağa sola döndürün.
Kedi bükülmesi işe yarar. Ayakta dururken tek bacağınızı yukarı kaldırın kendiniz omurgayla paralel olarak kedi gibi dize doğru kıvrılın.

20 kez şunu tekrar edin. Ayakta dururken kolları çene altında birleştirin. Topukların üzerinde hafifçe kalkın karnı sıkın ve inin.
Beslenmeye dikkat. Daha az ve sık yiyin daha çok egzersiz yapın. Yağsız proteinler, sebzeler tüketin.

Top, kayış, bant, ip bunlar gerekmez. Düz durun ve karnınızı içeri çekerek derin nefes alıp verin. Her yerde düz ve dik durup bunu deneyin.
Gerçekçi hedefler belirleyin. Birden düz karna kimse kavuşmuyor. Yavaş ve sağlam ilerleyin.
Yavaş ve istikrarlı ilerlemeler sizi kesin hedefe götürür karnınız dümdüz olur ve öyle kalır.
Kaynak.7gunsaglik

Sağlıklı Saçlar İçin 10 Besin

Daha iyi görünen saçlara kavuşmak herkesin hayalidir. Dengeli bir diyetle bu mümkün. Sağlıklı bir saç derisi ve yapısı için 10 mucizevi besinle bu güzelliği taçlandırın.

1. Somon. Protein ve D vitamini içerir saç büyümesini teşvik eden omega 3 içerir. Cilt ve kafa derisi için idealdir, saçın nem dengesini korur. Ceviz, avokado, kabak çekirdeğinde de bulunur.
2. Ceviz. Biyotin ve omega 3 içerir. E vitaminiyle hücreleri dış etkilerden korur. Doğal saç rengini korur parlaklık verir dökülmeyi önler. Ceviz ve aspir minerallerle saçı besler.
3. İstiridye. Saç dökülmesini önler, pullanmaya karşı korur çinko içerir. Tahıl ekmeklerde de bulunur. Protein bakımından zengindir. Kırılgan zayıf saçı besler. Fındık, sığır eti ve yumurta da yardımcıdır.,
4. Tatlı patates. A vitamini içerir, hücreleri onarır. Kafa derisinin yağ üretmesini sağlar kepekten korur. Havuç, kavun, mango, kaba ve kayısı da beta karoten içerir.
5. Yumurta. Çinko, selenyum, kükürt, demir ve protein bakımından zengindir. Saç köklerini besler, saç dökülmesini önler. Tavuk, balık ve ette de bulunur.

6. Ispanak. Demir, beta karoten, folat ve C vitamini içerir. Sağlıklı saç kökleri için yağ dolaşımını sağlar. Brokoli, lahana ve pazıda da vardır.
7. Mercimek. Protein, demir, çinko ve biyotin içerir. Soya ve fasulye de saçları korur.
8. Yoğurt. B5 vitamini, protein ve D vitamini saç dostudur. Peynir ve süt de aynı etkiye sahiptir.
9. Yaban mersini. C vitamini içerir, kafa derisi dolaşımını sağlar. Saç kırılmasını önler. Kivi, patates, domates ve çilek de aynıdır.
10. Kümse hayvanları. Protein, çinko, demir ve B vitaminlerini içerirler. Saçın yapı taşlarını onarırlar.
Kaynak.7gunsaglik
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...